Biyografi

Yazar, ressam bir anne ve işadamı bir babanın oğlu olarak 5 Mayıs 1974 Pazar günü İstanbul’da dünyaya geldi. Çocukluğu ilkokul 4. sınıfa kadar İstanbul’un Merter semtinde geçti. Sonrasında Beylerbeyi’ne taşındılar ve ilkokulu orada bitirdi. Üsküdar Fazilet Erkek Lisesi’nde orta öğrenimini üç yıl yatılı olarak sürdürdü. Hem erkek lisesi hemde yatılı olması yazarı olduğundan fazla içine kapanık yaptı.Bu dönemde edindiği fotoğraf çekme hobisi, onun vazgeçilmezi haline geldi. Her gittiği köşenin fotoğrafını çeker, albümleri doldururdu.O yıllarda okulunun düzenlemiş olduğu fotoğraf yarışmasında hayatındaki ilk birincilik ödülünü kazandı. Kendisi halen amatörce fotoğraf çekmektedir.

1984’de tanıştığı ilk bilgisayarı onun hayatı boyunca en büyük hobisi haline gelecekti.1987′de ilk yurtdışı seyahatini İngiltere’ye yaz okuluna giderek gerçekleştirdi. Spora olan yatkınlığı burada da devam etmiş ve ülkesine birçok sertifika ve madalya ile geri dönmüştür.Belkide ülkesinden bu ilk çıkışı ilerki yaşantısındaki hayatını komple değiştirmesinde etkili olmuştur. İngilizce özel ders aldığı bir öğretmeni vasıtası ile Özel Dost Lisesi’ne orta son sınıfta geçiş yaptı ve bu okulun Edebiyat Bölümü’nden mezun oldu. Lise yıllarında futbol ve hentbol branşlarında birçok ödül kazandı.

Bilgisayara olan düşkünlüğü ve yurt dışında eğitim görme arzusu ile Rusya’ya giden ilk Türk öğrencilerinden biri olma fırsatını kazandı. Dünyanın önde gelen Mifi Üniversitesi’nde Yüksek Bilgisayar Mühendisi olarak eğitimine başladı. Rusya’da geçen yalnız günlerinde gizli ilimlere ilgi duydu ve araştırmalara başladı. ‘İnsan İlmi ve Gizli İlimler’ üzerinde birkaç eseri inceleme fırsatı buldu. Birçok akımı bu dönemlerde irdeledi. Mistik ve Tasavvuf akımları ilgisini yeterince çekiyordu. Çok sevdiği dedesini kaybettiğini, bu gurbet yaşantısında acı bir haberle öğrendi. Bu ölüm yazarı çok etkiledi. Bunun ilk ürünü olan ‘Dağ Evi’ adlı romanını bu dönemde yazdı.

Ancak, karşılaştığı ortamla hayallerindeki Rusya’nın, birbirine uymadığını fark edince, bir yıllık Rusça dil eğitiminden sonra 1993’de K.K.T.C’deki Southestern Üniversitesi İşletme Fakültesine yatay geçiş yaptı. Ortaokul dönemlerinde müziğe olan merakı, üniversite yıllarında onu gitarla tanıştırdı.İki ay gibi kısa bir gitar öğreniminden sonra ‘Ambelia Bar’da profesyonel olarak müzisyenliğe başladı. Sonrasında ise beş yıllık üniversite döneminde bir çok barda müziğini icra etti. 1997 yılında yüze yakın besteye imza attı. Yine aynı dönemde dokuz parçasını aranje ettirip demo albüm yaptı. K.K.T.C’deki son yılını ise gene aynı yerde olan Uluslararası Amerikan Üniversitesinde okudu ve Uluslararası İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun oldu.

O yıl, ülkesine döndüğünde bestelerini noterden tasdik ettirip, MESAM (Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyeliğine kabul edildi. Birçok müzik firmasına demo kasetini bırakmasına rağmen gördüğü ilgisizlik ve dejenerasyon yüzünden sanat hayatını askıya aldı ve ticaret hayatına atıldı. Aile firmasında yönetici konumunda iken 1999 yılında İstanbul’un Bebek semtinde Dryman Kurutemizleme Mağaza Zincirini kurdu. Gene aynı yıllar içersinde Aikido ile tanıştı ve halen de Türkiye Judo ve Aikido Fedarasyonuna bağlı lisanslı olarak halen devam etmektedir. (Shodan-Ho 1. Dan Adayı)

Sanat aşkı, onun 1999 yılında Beylerbeyi Müzik Okulunun Opera Şan ve Keman bölüne yazılmasına neden oldu. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin değerli sanatçılarından tenor Cemalettin Kurugüllü ve Nuri Candaş’dan opera-şan, Kemal Güllü’den keman dersleri aldı.

Hayat felsefesi olarak herşeyden biraz yapabilme arzusu onun hayatı boyunca farklı farklı alanlara yönelmesini sağladı. İş hayatına devam ederken bir yandan sanatçı tarafını hep canlı tutmaya çalıştı kendince. Buna Erberk Ajansa kayıt olmakla, kast oyunculuğunu ekledi ve birçok reklamda oynadı. Ülkesinde yaşanan ekonomik krizlerden çok etkilendi. Kendisinin ticaret hayatına yakışmadığını, onu kendinden uzaklaştırdığını düşünerek radikal bir kararla, elleri ile büyüttüğü mağazalarını ailesine devretti ve çok arzuladığı yere; askere gitti. Vatanına hizmetinden sonra küçüklüğünden beri hayali olan Amerika Birleşik Devleti’ne gitti. Orada tanıştığı birkaç kişi ile projeler geliştirdi ve bu projelerini aktif hale getirmek için ülkesine dönme kararı aldı. Ancak babasının ani rahatsızlığı onun dönüşünü hızlandırdı.

Küçüklüğünden beri kafasında olan birkaç meslek vardı. Ya bir asker ya bir sporcu ya da sanatçı olmak onun için vazgeçilmezlerdendi. Ancak her Türk genci gibi istediği değil rüzgarın savurduğu mesleklerde kendini buldu. Her ne kadar dirense de önüne sürekli engeller çıkıyordu ancak hepsini teker tekrer aşmasını biliyordu. Radikal kararlarına bir tanesini daha ekleyerek sanat hayatına tamamen dönüş yaptı.

Avrupa ve Amerika’da ülkesinin yanlış bilindiğini hatta hiç tanınmadığı, uzun yıllar yurt dışı yaşantısında farketti. Bunun bir şekilde değişmesi gerektiğini düşünüyordu ve bu konuda sürekli olarak çalışmalar yaptı. Tarih boyunca Türklerin birçok konuda etkin olduğunu ve tarihe yön verdiğini çok iyi biliyordu ancak yabancıların bunlardan haberi yoktu. Siyasal düzeni çok tasvip etmediğinden ve yapısı gereği sanata düşkünlüğünden ülkesinin tanıtımını görsel ve yazılı olarak yapmaya karar verdi. İlk projesi olan sinema filmi için konusu çoktan hazırdı.Uzun yıllar süren araştırmaları onu birçok gizli bilgiye ulaşmasını sağladı. Onun için en değerli olan önderinin Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını irdeliyordu. Ancak sıradan anlatılanların dışında bilgileri ögrenmek istiyordu. Klişe sözlerin dışına çıkan yapısı onu bu konuda çok daha derin araştırmalara itti. Her geçen gün öğrendiği gerçekler onu bu projesine inanmasına daha çok güçlendirdi. İşte bütün bu bilgiler dahilinde 2. romanı olan KOD SIFIR’ı yedi aylık bir sürede yazdı. 1.bölümü 600 sayfadan oluşan bu eseri 2. ve 3. bölümleri takip edecektir. Yazar bunun çalışmalarını sürdürmektedir.

2005 yılında varolan işletmelerini devredip ÇAĞIL MEDYA GRUBU’nu kurdu. Grubun bünyesinde yayınevi, yapım ve ajans bulunmaktadır. Aralık 2010 Tarihinde BuraKitap & Cafe Mağazası İle Beylerbeyi – İstanbul’da değerli kitap okurlarına hizmet vermektedir. Yazar şu an İstanbul’da boğazı gören bir çatı katında yaşamaktadır.

Reklamlar

Biyografi” için 18 yorum

  1. Maddi imkanları geniş olan bir insan olduğundan ekonomik kaygı olmadığından sosya aktivite adına gerçekten güzel işler yapmış.Çok yönlü ve eğlenceli bir kişilik ve aynı zamanda bilgiye aç olduğunun farkında olan.bunu farklı şekilde yapmış ama müzikle ama sporla ama tasavvufla…

    Beğen

  2. Ben kürşat burak çağıl’ı ülke tv deki programıyla tanıdım ve o günden sonra aklımın bir köşesine çakıldı kaldı. Kendisiyle tanışmayı çok arzu ediyorum umarım kendisine ulaşma imkanım olur..

    Beğen

  3. biyografinizi okudum.bende sizin gibi 74 çocuğuyum.benimde bir aylık bir gitar öğrenme hevesim oldu ama hala öğrenemedim.inşallah öğrenirim.kitabınızı en kısa zamanda alıp okuyacagım.maddi sıkıntı çekdiğimden değil dışarı fazla çıkamıyorum.sizin gibi bende herşeye açım.herşeyi öğrenmekistiyorum hiçbirşey gizli kalmasın.insanlar kandırılmasın artık.sizi rahatsız etmezsem sık sık yaza bilirmiyim.

    Beğen

  4. Burak bey sızı MPL de ızlemıstım dusuncelerınız gercekten mukemmel saygıya layık yazarlarımızdansınız ISALLAH bu mıllete vatana hayırlık cok guzel calısmalar yapar bızler aydınlatırsınız sızı kendıme cok benzetıyorum ama nedense ben daha basarılı olamadım olamıyorum nedense ıcıne kapanık bırıyım dusuncelerım hep kafamda kalıyor dılıme yansımıyor ALLAH yolunuzu acık etsın

    Beğen

  5. evet burak bey hayatı dolu dolu yaşamış,bütün güzelliklerinden faydalanmış gibi görünüyorsunuz.maddi imkanlar yerinde olunca evet herşeyi dilediğimiz gibi yaşayabiliyoruz.sizi mpl tv de yayınlanan bir programda izleme fırsatı buldum çok tanıdık geldiniz ama nerden tanıdığımı çıkartamadım sanırım tv ye yaptığınız projelerdendir.konuşmalarınız çok akıcı akıllı ve sürükleyiciydi uzun süre takıldım programa.ama açıkçası orda çizdiğiniz profille burda okuduğum profil farklı geldi.çok birikimi olan konuşulası birissiniz bunu anladım…

    Beğen

  6. Biraz aynı kişisel meraklara sahibiz sanırım. Kod Adı Sıfır’ı severek okudum. Agarta & Şamballa’dan Hitler’e, Mayalar’a, Marduk Medeniyeti’ne kadar herşeyi bulabileceğiniz bir kitap. Sitemde bu kitabı tavsiye kitaplar arasına koynuştum:

    http://gizliilimler.tr.gg/Atat.ue.rk-h-.ue.n-Son-Vasiyeti-d–Kod-0.htm

    Romanın tek göze batan eksikliği, Dünya’daki ne kadar sır ve gizem varsa bunları birbirine bağlaması. Yani birbirinden farklı onca enstantaneyi birleştirip bir kurgu yaratmak güzel; o kitabı okutur. Ama ne yazıkki gerçekte böyle değil…

    Beğen

  7. her şeyi anlıyorum iyi güzel de… “…Yazar şu an İstanbul’da boğazı gören bir çatı katında yaşamaktadır.” cümlesi nedir allah aşkına… bana ne senin nerde oturduğun, ve zavallı milyonlarca yuttaşın çöp evlerde gecekondularda otururken böyle densiz bir cümle neden yazılır, kim yazmıştır… belki de yazarın günahı yok bilemem ama . gerçekten o yazdıysa da bir özürle düzeltip acil bu “salak cümleyi “silmelidir sitesinden..bizi biz yapacak önce egolarımızdan sıyrılmaktır…. proje konusu yüce ataya,o büyül insana layık olmak, önce “ben” demekten vazgeçmekle,egoyu terbiye edtmekle başlar ve başlamalıdır… sevgiyle. NoT: bu bir eleştiri değil, projenin selametle yürümesi için kardeşlerime gönderilmiş bir “tespit” yazısıdır. cevap varsa sevgiyle beklenir. ama önce meşhur “manzaralı konut” yazısı silinerek…

    Beğen

  8. biyografinizden islami ilimlerle ilgilenmediginiz belli..tv mpl deki sohbetinizde,söylediginiz bazi konularda hakli olmaniza ragmen, mezheplere gerek görmediginizi,lüzumsuz oldugunu ifade ediyorsunuz..kader konusu??..hangi ilimle neye dayanarak.? ömrünü islami ilimlere adayan mezhep imamlari islami sizden daha mi az biliyorlardi.? bence siz islami konulari degilde yazdiginiz kitabi konussaniz daha faydali olur..ister istemez insanin aklina taninmak icin islami konularda gereksiz sivri cikis yapan kisiler geliyor…saygilarimla

    Beğen

    1. Sayın Ali Çolak,

      Öncelikle yakın ilginizden ötürü saygılarımı sunarım. Bir konuda ahkam kesebilmek için, o konuyu irdelemek, araştırmak bilmek gerektiğine inanıyorum. Kitaplarımı okumadan, beni yakından tanımadan, sadece kısıtlı bir programda birkaç söylenene söze göre yargı yapmak, islam anlayışındada yoktur. İşte ben buna karşı geldiğimi söylemeye çalıştım. Bizim insanlarımızın en büyük derdi yargılamak. Ahkam kesmek. Ben mezhepler gereksizdir derken bunun altyapısında ne demek istediğimi ancak benim romanlarımı okuyarak ve ben idaha yakından tanıyarak anlamanız mümkün olacaktır. Birkaç cümle ile insanı anlamak zordur. Ayrıca ben sadece fikrimi söyledim. İster inanır ister inanmazsınız. bu sizi bağlar beni yada başkalarını değil. Ömrünü islami konulara adayan insanların da hallerini gördük. Nasıl bir islam yarattıklarıda ortada. Kimse bana birşeyi savunmasın. İNSAN’nın tek bir ALLAH’ı tek bir KİTABI ve SON PEYGAMBERİ vardır. Ben Kuran-ı baz alırım. hacıları hocaları değil. Kuran’da mezheplerden bahsedilmiyor. Ayrımcılıktan bahsedilmiyor. Kim ne amaçla çıkardıgıda bellidir.

      İNSANIN MEZHEBİ OLMAZ. İNSAN İNSANDIR: SAĞI SOLU OLMAZ.

      Saygılar diliyorum..

      Beğen

  9. sayın Kürşat Burak Çağıl kitabınızı okumaya yeni başladım şu an kod 0′ ın 232. sayfasındayım ve 19 yaşındayım. düşünceleriniz ve hayatınız beni etkiledi. verdiğiniz bilgiler doğru ise ne mutlu size. ilk başta bu bilgileri okuyunca kurgu falandır dedim ancak hayatınızdaki engelleri araştırmacı kişiliğinizi ve kısa zamanda bu kadar iş başarabilmenizi görünce içimden inanmak geldi.(yanlış anlamayın da. ) aksini iddaa etmiyorum ancak ben daha yeni açan bir çiçek olduğum için kesin doğrudur diyemedim. buna yeteri tecrübeyi kazandıktan sonra ve yeteri kadar okuyarak katılabilirm. bundan sonra sizin en yakın takipçiniz olacağım. kod 0 ‘ ın 2. kitabını bulursam okuyacağım. başarınızdan dolayı sizi kutluyo ve başarılarınızın devamını diliyorum. bana mail ile cevap verirseniz çok sevinirim.)

    Beğen

    1. Selamlar,

      Öncelikle göstemriş olduğunuz yakın ilgiden ötürü teşekkür ederim. Tabiki okuduklarınıza hemen inanmamak lazım. Önce araştırmak sonrasında tecrübe etmek gerekiyor. Yoksa her yazılanana inanırsak işin içinden çıkamaz hale geliriz. 2. bölümü piyasada satılmamaktadır. Ancak http://www.burakitap.com adresinden satın alabilirsiniz. Kendi sitemizdir. Ücretsiz kargo ile gönderiyoruz kapınıza kadar.

      Saygılar Sevgiler..

      Beğen

  10. Kitabınızı okumadım ancak tv de izledim sizi. Yorumlarda bir arkadaş biyografinin sonundaki boğaz manzaralı çatı katına değinmiş. Kesinlikle o arkadaşla aynı fikirdeyim. Sizin imkanlarınız herhangi birinde olsa sizden daha iyi işler yapacağına eminim. Sokakta yüzlerce evsiz insan varken oturduğunuz çatı katını gösteriş yapar gibi boğaz manzaralı vs. diye yazmanız hiç hoş olmamış. Bunun dışında tanımadan yargılama konusunda çok haklısınız. Sizinle ilgili eleştirimi, kitabınızı okuyup birazda araştırdıktan sonra yazacağım ama bende sizinle ilgili oluşan ilk intiba, “yaşadığı muhiti belirterek insanlara yukarıdan bakan ve paraya ihtiyacı olmasada adını duyurmaya çalışan bir reklam meraklısı” oldu. Umarım öyle biri değilsinizdir. Başarılar dilerim.
    Kapadokya’dan sevgiler

    Beğen

    1. Selamlar,

      Düz-mantık yaşama sanırım bizim insanlarımıza özgün birşey. Yazık! Ben onlarca ev söyleyebilirim ki, boğaza bakar hemde çatı katı ancak hepsi virane bir evdir. Gece-kondu bile bilirim. Bence İstanbul’da bir gezin bakalım. Her çatı katında zenginler mi oturuyor. 🙂 Her boğaza bakan ve her çatı katı zengin çağrışımı yapıyorsa sizin gibilere sözüm yok. Bütün eleştirileri yapıp sonrasındada inşallah öyle değilsiniz demek ayrı bir trajedi. Neyse, pek önemsemiyorum ama bilesiniz diyede ekliyorum. Düz mantık yaşamayı, önyargısız yaşamayı umarım inşallah bir gün öğrenir bizim insanlarımızda.

      Saygılar.

      Beğen

  11. Aleviler neden öldürüldü dediğimde tesadüfen karşıma çıktı yazınız. Neden öldürülüyor şuan daha net anlıyorum. Aleviliğin nasıl çıktığını sorgulayacağınıza bence sünni mezhebinden oluşan tarikatları sorgulayınız. sayısız tarikatlar var ve istanbul da heryer de kendilerini sergilemekten sakınmıyor ve bizleri rahatsız ediyorlar.. aleviler bu insanlardan da mı zararlı? bu insanlardan da mı cahil? lütfen biraz empati kurunuz. ve araştırmacı, sanatçı, reklamcı ,model ,şarkıcı ,sporcu, kimliğinizle tekrar bir düşünüp diğer araştırmacı yazarların da fikrini alarak bizlerle değil onlarla tartışın. zira size küfür edenleri ve yobaz bulanları görmezden gelemezsiniz. sosyal medyada herkesin görebileceği şekilde fikrinizi dile getirmişsiniz sonuçlarına katlanmak zorundasınız… herkes sizin gibi düşünemez aksi olsaydı sizde onlar gibi düşünmek zorunda kalırdınız.. insanları başkalandırmayınız.

    not: Sizden birşey istiyeceğim. ama uzun uzadıya bir cvp değil tek kelime istiyorum. islamiyetten önce insalar nasıllardı neye inanır taparlardı veya tapıyorlar mıydı?

    Beğen

    1. Sayın Nurşen Hanım,

      Sanki yazılarımızda sadece Aleviliği kötülüyor gibi söylemde bulunmuşsunuz. Biz sapkın olan, aşırı olan herşeyi gereksiz buluyoruz. Bizim derdimiz onla bunla değil önce kendimizle. Bölünmelerin, tarikatların yalnış olduğunu söylemeye gerek yok zaten bu kadar çok tarikat varsa demekki biryerlerde yanlış yapılıyor. Allah’ı, Peygamberi, Kitabı bir olanın bu kadar yolu olmaz. Yol bir tanedir. Eğer varsa birileri sizi oraya sürüklemiş demektir. Önnce kendi içimizdeki yanlışları temizlemek lazım. Sanki bizler kendi içimizde yanlışları bırakıp alevilikle uğraşıyoruz. Bu ne büyük yanılgı, önyargı. Kaldı ki önyargılı olduğunuz şahsımın sahip olduğu meziyetleri küçümser nitelikteki uslubunuz. Ne üzücü. Ayrıca ben model, ya da şarkıcı değilim. Gençlik yıllarında kast oyunculuğu denemelerim oldu. Şarkıcı değil müzisyenim. Kaldı ki ne olduğumuzun önemi bu kadar çok mu? Önemi olanları okudunuz da ne oldu? Var olan yazarların kitaplarını okuduk da ne oldu? Sorunlar çözüldü mü? Herşeyi bitirdik mi? Garip! Her ne ise. İnsanlar anlamak istediğini ve yakın gördüklerini benimsiyor. O yüzden bizim amacımız birilerine birşeyleri empoze etmek, kanıtlamak değil. İnanmak isteyen inanır. Gerisi boş. Ayrıca bir bayan olarak yazılarınız ilginç bir o kadar da üzücü. İnsanların hiç tanımadıklarına fikirlerinden ötürü küfür etmelerini bir bayan olarak benimsiyor savunuyorsanız zaten size söylenecek söz bulamıyoruz. Siz küfürlü olan hayatınıza dönebilirsiniz. Bizlerden uzak durmanızda yarar görüyorum.

      Gelelim sorunuza. Mecbur değildik yanıtlamaya lakin her sorulana yanıt verme prensibimizi bozmuyoruz. İslamiyetten önce insanlar ne yapardı sorusunu soran bir kişi olarak sizin çok az bilgiye sahip oldunuzu anlıyoruz. Az bilgi ile bu kdar ahkam kesmeniz ayrı bir tartışma konusu. İnsanlık tarihini incelemenizde yarar görüyoruz. Kısa öz bilgi istemişsiniz o zaman size şunu söylemek yeterli olur.

      İslam kimsenin tekelinde değildir. İslam yani Din; Allah (c.c.)’ın Dinidir. Hz. Adem (AS) ‘den beri devam eden DİN zaten İSLAMDIR!. tüm peygamberler İslamı Allahın dinini anlatarak görev yaptı. Bilmiyordunuz, öğrendiniz!

      Saygılar Vesselam.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s