Türk Kimdir?

Tüm Dünya: Adaleti, Merhameti, Haysiyeti, Şerefi, Namusu, Misafirperverliği, Cesareti, Kudreti, İmanı, Saadeti, Huzuru, İlmi, vs.. Yani Kısacası İnsanlığını (Hz. İnsan Makamını) TÜRK’lerden Öğrenmiştir. Bu Kudret Karşısında Bazıları Hürmet, Bazıları İse İsyan Etmiştir. Bu İsyan Beğenmeme Sıfatı İle Yani Şeytan-i Varlığın Simgesi Olarak Ona Kafa Tutmuş, Tüm Zaman Boyunca Türk’ün Yani Hz. İnsanın Karşısında Olmuş ve Olacaktır. Bu Hayat-i Kanunun Değişmez Kaidesidir.

Şeytanın Ahiret Gününe Kadar Olan Gayesi ve Mücadelesi Türk’ü Yolundan Çevirmek, Daha Güzel Tabiri İle İnsanlığından Uzaklaştırmaktır. Çünkü Tüm Hz. İnsan Makamları ve Özellikleri Türk’ün Varoluş Sebeplerinde Mevcuttur. Bu Mevcudiyetinde Ki, Tabii Özellikler Onun Her Daim Tetikte, İlim Yönünde Öncü, İmanı İle De Bir Olmasını Gerektirmektedir. Aksi Takdirde Ona Bahşedilen Asil Görevi Boşlukta Kalacak, Tüm İnsanlığı Tehdit Eden Köle Sistemin Vasıtası Olacaktır.

Türk’ü Türk Yapan Rengi, Kafa Ölçüsü, Boyu, Saçı, Şekli Değil İman Etmesidir. Şekle Değer Veren Putperest İnancının Eseri Olan Kafatasıcılık, Türk’ün Savunduğu ve İnandığı Değerler Gibi Gösterilmektedir. Bu Oyuna Gelen Birçok Türk Evladı, Şekline Göre Diğer İnsanları Hakir Görmüştür. Hatta ve Hatta Türk’ü; Bağnaz, Ayrıştırıcı Tabir Olan ‘IRK’ Kavramı İle Bir Göstermekten Çekinmemişlerdir. Birçok Türkoğlu Türk; Türklüğü Bir Irk Olarak Bilir ve İsmi Gibi De Savunur. Bu Yüzden Tüm Aldanmaları Hayat Bulur. Oysaki, Atalarımız Asırlar Boyunca Kazandıkları Zaferleri Asla ve Asla Diğer Milletler Gibi Irkçılığa Taşımamış ve Türk’lüğe Meyletmemişlerdir. Aksine Her Zaman Savundukları Değer İnançları Olmuştur. İslam! Bunun En Büyük Delili Olarak Devletinin İçerisinde Kürt,Laz,Çerkez,Alevi,Gürcü, vs.. Halkları Özgür ve Eşit Olarak Yaşam Bulmuşlardır. Hatta Ermeni, Rum, Musevi, Ateist, vs ‘ler Bile Bu Devletin İçerisinde Yaşamayı Bir Tehdit Olarak Görmemiş, Hatta Sığınmışlardır. Tüm Dünyada Kaos Yaşanırken (din-mezhep- vs savaşı) İnsanlar Çaresiz Kalıp, Türk’lerin Vazgeçilmez Varlığının Gölgesinde Yaşamayı Tercih Etmişlerdir. İnsanoğlu; Türk’ün Yukarıda Saymış Olduğumuz Onlarca Tabii Özelliğini Keşfetmiş ve Onlarla Bir Yaşamanın Huzuruna Kavuşmuşlardır. Hatta Öyle Bir Zaman Gelmiş Ki, Savaşlara Bile Türk’ün Yanında Katılmışlar, Destek Vermişlerdir. Birçoğu Kendini Bir Türk’ten Daha Türk Hissetmiş, İlan Etmiştir. Bu Gerçek Hepimize Gösteriyor Ki, Türklük Bir Irk Adı Değil Öz-içgüdüsünden Gelen İmanının Doğrultusunda Yaşan İnsandır. Yani Anı İle Rabbisine Rücu Edendir. Türk Budur.

Bu Gerçekler Doğrultusunda Elbette Şeytanın Direnç Göstermesi, Bu Değeri Yıkması Elzemdir. Hayat-i İlahinin Kanunu Olan Zıtların Birbirini Çekmesi Ve Hayat Bulması Ancak Bu Sebeple Oluşmaktadır. Bizlere Göre Üç Tip İnsan Mevcuttur. Yapıcılar Yani Türk’ler Ve Yıkıcılar. Birde Bunların Ortasında Kalan Araftakiler. Asırlar Boyunca Yapıcılar ve Yıkıcılar Birbirlerine Üstünlük Göstermiş. Dönem Dönem Yıkıcılar Dünyaya Hakim Olurken Yapıcılar Pasif Kalmıştır. Uzun Bir Süredir De, Yıkıcıların Hakimiyeti Altında Olan Dünya, Herkesin Takdir Ettiği Üzere Yaşanmaz Bir Hal Almıştır. Dünyada Ki, Kaosun Anlatılmaya İhtiyacı Yoktur. Herşey Yeterince Görünürdür. Yıkıcıların Tek Gayesi Vardır. İnsanın İnsanlığına Ait Tüm Özelliklerini Dejeneri Etmek ve Bu Sayede Hepsini Güçsüz Bırakıp, Köle Haline Getirmektir. Güçsüz ve Bölünmüş İnsanları Yönetmek, Yol Vermek Her Zaman Kolaydır. Çünkü İnsana Güç, Akıl, Fikir Veren İmanıdır.

Türk’ün Tabii Özellikleri İçerisindeki Olumları, Şeytanın Baş Düşmanı Olarak Her Daim Onun Karşısında Durmuş ve Ciddi Mücadeleler Vermiştir. Yıkıcılar; Türk’ü Fizik Gücü İle Yenemeyeceğini Anladıklarından Vermiş Oldukları Savaşın Şeklini Değiştirmişlerdir. Tarih Boyunca Bir Çok Sefer Fiziki  Savaş Uygulanmış Ancak Başarısız Sonuçlar Alınmıştır. Bu Sebeple Türk’ü Türk Yapan Değerlere Karşı Ciddi Bir Oyun Tertip Edilmiştir. Aslında Bu İşin Sırrı Olarak Görülmektedir Ki, Doğrudur Da. Türk’ün İman Gücü Onu Yenilmez Kılmaktadır. Başka Bir Özelliği Değil. (ne Boyu,kanı,şekli,saçı,rengi,vs..) Yıkıcılar Sonunda Yenilmez Türk’ü Altetmeyi Keşfetmiş ve Hep Bu Hassas Noktasından İşe Başlamışlardır. Dikkat Edilirse, Yıkıcılar Hiçbir Zaman Er Meydanında Kendilerini Göstermezler. Hep Kullandıkları Piyonları Sahaya Sürer, Onlarla Savaş Verirler. Çünkü Onlara Göre En Üstün Irk Onlardır. Diğer İnsanlar Onlara Göre Birer Hayvandır.  Hatta Hayvandan Daha Değersiz, Köledirler. İşte Bu Kendinden Başkasını Beğenmeme Özelliği Şeytan-i Olduğu İçin Bunlara Yıkıcılar Yani İçlerinde Ki Şeytan-ı Müslüman Edememiş, Ona Teslim Olmuş İnsanlar Diyoruz.

Ahiret Gününe Kadar Yapıcılar ve Yıkıcılar Arasında Ki, Bu Savaş Devam Edecektir. Önemli Olan Burada İnsanın Ne Olduğuna Karar Vermesi Gerekmektedir. Kendisine Sadece Türk Ama Müslüman Değilim, Müslümanım Ama Türk Değilim Diyecek Kadar Eğer Hafife Alıyorsa, Bu Gerçeği Görmekten Aciz Kalacaktır. Tabiki Bu Düşüncelere Karşı Çıkan Bir Çok Kişi Olacaktır. Tarihten, Araştırmalardan Bahsedilecektir. Böyle Bir Kanıtın Olmadığı Savunulacaktır. Elbette Olacaktır. Lakin, Kanıt Sunulsa Dahi Bu Gerçeği Birçoğumuz İdrak Bile Edemeyeceğiz Veyahut İnanmak İstemeyeceğiz. Bu Yüzden Size Müsbet Olan Bir Gerçeğin Kanıtlarını Yavaş Yavaş Sunacağız. Düşmana Malzeme Vermemek Adına. Çünkü Asırlardır Yazılı Tarihi Onlar Yazdı. Yönetti. Dünyaya Yön Veren Oniki Yahudi Yazarın Kasıtlı Yönlendirmeleri İle Nefes Alıyoruz. Öyle Ya Da Böyle. Aslında Empati Yaparsak Bazı İnce Detayları Sanırım Görebiliriz. Örnek Olarak; Şu Anlattığımız Gerçeklere Karşı Gelen Birine Şu Soru Sorulabilir.

-İnandığın Yada Savunduğun Gerçekleri Nereden Öğrendin?

-Ben Bu İşin İlmini Okudum. Üniversite Bitirdim!

-Eyvallah! Ama Nereden Öğrendin İşte?

-Şu Şu.. Tarihçiden..

-Hmm. Peki Başka Başka!

-Onu Destekleyen Şu Şu Adamdan, Tarihçiden.

-Eee Başka Başka..

-Daha Ne Olsun. Biliyorum İşte.

-Kardeş! Sen Bilmiyorsun. Senin Bildiğin Sadece Onların Sana Öğrettikleri.

-Ne Alaka?

-Ne Kadar Eminsin Bu Adamların Kasıtlı Olarak Tarihi Değiştirmediğine?

-O Kadar Çok Tarihçi Hem Fikir Ki?

-Ee Normal. Yıkıcılar Yazdı Diyoruz Tarihi!

-Saçma!

-Bizce de Çok Saçma Ama Gerçek. Yani Bir Düşün Sadece! Sadece Düşün. Kasıtlı Yazıldıysa Onca Şey!!!

Fazla Söze Gerek Yok. Arif Olan Anlar Diyoruz. Sonuç Olarak Karşı Olanlara Kanıt Göster Dediğimiz de Onlarca Kanıt Sunarız Diyorlar. Biz De Onlara Sunsak Sanki İnanacaklar. Anlaşılıyor Ki, Herkes İnanmak İstediği Şeye İnanıyor. Özünden Gelen İnanç Duygusunu Kim Tatmin Ederse Ona İnanıyor. Gerisi Teferruat!

Neye İnandığınızı İyi Düşünün!

 

Saygılar Sevgiler Vesselam.

(KBÇ)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s