Türk Kanına Sahip Olanların Kalın ve Derin Hatları

  • Çıkarcıların birleşip, gerçek değerleri yıkıp, arsalarında otladıklarına karşılık, onları zararsız hale getirelim de;  dünyanın heryanını sarmış olan bunalımı önleyelim.
  • Onlar bir tutam ot için koca binayı yıkıyorlar. Yıkıntı arsalarında biten otlar ise; çabuk tükeniyor yine bunalıma düşüyorlar. Oysa biz yapıcıyız. Yetiştirdiğimiz, yaptığımız yerlerin otları onlara yeter de artar bile.
  • Türk üstten bakmaz. Mütevazi olur. Saygılı davranır. Tok gözlüdür. Alım tarafından çok, verim tarafı ağırdır. Vermeği, ikram etmeği, misafiri çok sever. Hak ettiği parayı bile sıkılarak alır.
  • Kârından çok dostluğu sever. Çalışkandır. Aldatmaktan – aldanmaktan hoşlanmaz. Arkadaş – ahbap canlısıdır. Korumak tarafı ağır basar. Maddiyattan önce hatır arar.
  • Fırsat kollamaz. Güçsüzün yanınadır. Koruyuculuğu için açlığa, sefalete göğüs gerer. Zorluklara katlanır.
  • Dişisine sahip ve hakimdir. O yönden kıskançtır. Hanımının kıymetini bilir. Kendi hanımından başkasına yan gözle bakmaz, bakılmasına tahammül edemez. Özellikle bu konuda muhitine sahip olur, namus ve iffeti korur. Acizleri kınamaz, onları o çukurdan çıkarmaya bakar.
  • Sözünden dönmez, dönemez. Hiçbir hususta güven sarsmaz. Kimsenin kuyusunu kazmaz. Belirsiz oyun yapmaz ve tezgahlamaz. Hile tarafını tercih etmez. Kabahatini başkasına yüklemez. Yalandan ve ciddiyetsizlikten hoşlanmaz.
  • Haksızı korumaz, babası olsa da. Haklıyı ve hakkı korur. Bildiği-anladığı kadar, haklının yanındadır.
  • Kabul edip kesinleştirdiği dava uğruna dövüşmek, ölüm kalım savaşı yapmak, o yolda ölmek tabii yaşamıdır. Böyle bir davaya maddi çıkar karışsa hemen kafası bulanır, tiksinir, adeta maddi menfaati reddeden ahlaka sahiptir.
  • Türk’ün her yönü ile kutsal tarafı ağır basar. Görevini de kutsal sayar. Emanete, hayatı kadar önemle titiz davranır. Hakkı olmayana elini dokundurmaz.
  • Sinsice sürdürülecek hiçbir şeyden hoşlanmaz. Her bakımdan açıklığı sever. Yüzü ak, alnı açık olmak tarafını tercih eder.
  • İnsanlar arasında ayrılık gözetmez. Herkesle dostluk kurar. Kimseden hile ummaz. Ufak şeyleri hoş görür. Kin tutmaz. Yardım dileyen düşmanına bile yardım eder, gerek gördüğü kadar da korur. Güveni boşa çıkartmaz.
  • Türk’ün yapısında ailesine bağlılık, büyüklerine saygı duymak, hısım akrabasına yakınlık etmek tabii huylarındandır.
  • Her gerektiği yerde yardım etmek; Türk’ün yediği yemek, içtiği su gibi önemlidir. Yardımı, hizmeti çok sever.
  • Özellikle ilme, bilgiye verdiği kıymeti şöyle izah ederek mukayese edebiliriz. Türk eser yazdığı zaman, faydalandığı kaynakların adını verir. Düşmanı olsa bile. Oysa ötekiler öyle yapmaz. Yabancılar bizden aldıklarını kendileri biliyormuş havası verir, aldıkları kaynaktan söz dahi etmezler. Tetkiklerde görülüyor ki; Türk, bilgi çalmaz. Herkesin hakkını kendisine verir. Yabancılar bunu yapmadığı için bilgin görünürler.
  • Türk savaşta amansızdır. Kahramanlığı eşsizdir. Yine de müdafaasıza merhametlidir. Kadına, çocuğa, ihtiyara hakaret etmez, düşman artıkları olduğunu bile bile onları da korur. Ölmekten falan korkmaz. Karşı tarafın dehşetinden yılmaz. Arkadan vurmaz. Boyun eğmez. Kesinlikle esir düşmez. Çünkü seve seve ölüme gider onun için son gücüne, kanının son damlasına kadar dövüşür ve dayanır.
  • Türk yapısına sahip olanlar, menfaatperestleri kınarlar. Cimrileri şeytanın yanında görürler. Hilekarlara yüz vermezler. Yalancılardan, döneklerden, ciddiyetsizlerden nefret ederler. Dişisini kıskanmayana domuz gözüyle bakarlar. Sahtekarları adam saymazlar. Maddi menfaat için yüze gülenlere köpek derler. Ama yine de böyle adamların iltifatını reddetmez, yanlarına yanaştıkları zaman itemezler.
  • Güven kırıcı adamlardan nefret ettikleri halde, onların kalbini kıramazlar. Yardım dilendiği zaman ‘beni koru’  anlamına gelen eğilimi reddedemezler.
  • En basit adamı bile, basite alamaz, alay edemezler. İnsanların hiçbir türünü hafife alamaz, hiçe sayamazlar. Kendilerine sığınan düşmanlarını bile affeder, ciddi bir şekilde himaye ederler.
  • Hiçbir bakımdan fırsat bilmez, her şart karşısında hamiyetlerini kaybetmezler. Gururlarını  kişilikleri ile ifade eder hiçbir surette istismar tarafını seçemezler. Şahsi çıkarlarına bir şeyi alet edemezler. Entrika çeviremez, çelme takamaz, ayak oyunlarından anlamazlar.
  • İçi başka dışı başka olamaz. Öyle şeyleri isteseler de beceremez, yapamazlar.
  • Özet ifadeyle Türkler; Kutsallığa ve Namusa Dayalı Yaşamak İçin Yaratılmıştır. Bu temellerden yaşadığımız içindir ki; maddeye dayalı yaşayan başkalarının oyunlarından anlamayız. İşte bunun içindir ki, kendilerinde olmayan asil meziyetlerimizden dolayı Türk’ten başkası Türk’e düşmandır. İstenmese de böyledir. Çünkü kutuplar ayrı, birbirine zıttır da onun için düşmandırlar.
  • Türk; milli menfaatleri, şahsi menfaatlerinden önde tutar. Yıkıcı bölücü faaliyetler yapmaz. Kanunlara saygılı olur. Kötü örnekleri yok etmeye bakar. Milli kültürünü,  her şeyden önemli tutar. İddialı, gayretli olur. Türk; milli şahsiyetini dünyaya kabul ettirmek için yaşar.
  • Türk’ün yapısı tabii olumuyla hileye, oyunlar yapmaya ve tezgahlamaya uygun olmadığı için; herkesi kendisi gibi doğru ve dürüst bildiğinden yalanlara çabuk inanırlar.
  • İşte oyuna geldiğimiz nokta; yapımızın bu özelliğinden yani mertliğimizden dolayıdır.
  • Türk; kendisine duyduğu güvenin rahatlığı ile sürekli eğitimi gereksiz görmekte, bu tür oyunlara gelmekte ve zamanla kanı bozulmaktadır.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s