Siz Hala Anlamadınız mı?

Siz Hala Anlamadınız Mı?

Anladık babam! Anladık da, bizler nasıl bir Millet mişiz ki, sizler; geceli gündüzlü, nefes almadan çalışarak, bizlerin uyanmasını engellemeye bu denli çalışıyorsunuz!

Uykulu halimiz bu kadar korkutuyorsa, vay biz uyanmışken ki, sizlerin haline!

Herneyse, sözümüz sizlere değil. Aziz milletimize. Hele bir çekilin kenara da iki çift söz edelim arifler meclisine.

Çok söz ziyan olur diyerek, ağdalı cümleler kurarakta değerli vaktinizi çalmak ve darmadağın olmuş akılları biraz daha bulandırmak istemiyoruz. O yüzden sade ve özet geçerek bir derdimizi ifşa etmek arzusundayız.

Çok Aziz Milletim!

Hani geçenlerde bir slogan inşa edildi akıllara.  ‘SİZ HALA ANLAMADINIZ MI?’ diye. İşte gizli ve kamuflajlı bir mesajdı bu; aklı selim olanlara. Çünkü savaş ariflerle yapılır. Diğerleri ise bir koyun misali öncüyü takip eder. İşte çok önemli bir konuyu sizlerle paylaşmak için bu yazıyı gerekli gördük.

Ülkemizin uzun süredir mücadele ettiği ve sırtında bir kambur gibi taşıdığı nice konu birikmiş birikmiş ve artık taşınamaz, isyan sebebi haline gelmiştir. Muhakkak ki, her şer gibi gözüken lakin içerisince nice hayrların olduğu ancak bu millete musibet olarak verilen sıkıntıların tez zamanda bir çözüme kavuşması da tüm temennimiz ve gayretimizdir. Bu sebeple bir şeyi net olarak çözüme kavuşturmak ve tüm acıların sonunu getiren düşüncelerimizin fikriyata dönüştüğünü bir müjde gibi vermek, duyurmak isteriz.

Yaptığımız derin çalışmalar ve gözlemler sonucunda ilginç ve bir o kadar da değerli olan bir gerçekle yüzyüze gelindi. Sloganın ana temasından da anlaşıldığı üzere aslında düşman bizlere bir mesaj vermektedir.

Düşman demektedir ki, artık; ‘Sizleri Yok Edeceğiz ve Bunun Zamanı Geldi.’ Yani Ölüm Vuruşu İçin Hazırlıklar Başlatıldı. Aynı Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarında Ki, gaflet saldırıları gibi.

Güzel ve aziz milletim, tüm samimiyetimizle söylemek isteriz ki, düşman haklı. Aslında konu: o, bu, şu değil. Konu direct olarak bu MİLLET’tir. Yani şöyle ifade etmek gerekirse ve dışarıdan yani olaylara yukarıdan bakmayı başarabilirsek sanırım herkesin aklında ve gönlünde yer açacak olan bu değerlendirmemiz yerini alacaktır.

Konu: Ne Fethullah Gülen, Cemaat, Tarikatlar, Başbakan, Partiler, Akp, Chp, Mhp, Kürt, Pkk, Terörist Başı, Satılmışlıklar, Hainlikler, Çalmalar, Çırpmalar, Ağaçlar, Gezi Parkı, Özgürlük, vs Ne De Nelerr…. Yani Aslında Konu Bunlar DEĞİL!

Ne Mi?

Çok Basit! İyi Düşünelim. Allah’ın bizlere bahşettiği en değerli yerimiz olan AKLIMIZ. Onunla düşünelim. Vermiş ki, kullanalım. Düşündükten sonra da müspete sokup en son da gönlümüze soralım. Doğru mu yalnış mı diye..

Aziz Milletim, kardeşlerim. Konu İNSAN!

Nasıl Yani?

Etrafınıza bir bakın lütfen. Bakın bakın. Şöyle bir gözden geçirin.

Güvenelebileceğiniz, gerçekten sevebileceğiniz, sırlarınızı anlatabileceğiniz, insanlar var mı? Babanın oğula, kardeşin kardeşe güvensiz olduğu, herkesin kendi aklını üstün kılarak bir diğerinin hakkına rahatlıkla ve pişkinlikle tecavüz ettiği bir dönem değil midir? Güvenin altüst olduğu hatta gömülerek yok edildiği bir dönem değil mi? Aman onunla iş yapma, aman akraba mı akrep diyen bizler değil miyiz? Akrabana bile güvenme diyen bir dönem de yaşamıyor muyuz?

Aşklar zaten zina ile yaşanırken, değerler altüst olmuşken, bırakın bu değerleri insanın en temel ihtiyacı olan ve senelerdir yapa gelen tuvalet ihtiyacını bile adam akıllı beceremeyen bir millet olduk. 35- 40 yaşlarına gelmiş erkeklerin daha nasıl işeyeceğini bilmediği, 35 senedir işediği halde hala bir deliğe yapması gerekirken, bunu etrafa sıçrattığı bir dönem değil midir bu? Bakın afbuyurun lütfen. Kabaca dile getiriyoruz lakin amacımız kusur aramak değil bir gözlemi dile getirip, birbirimizi uyandırmak.

Koca bir adamın daha temel ihtiyacını bile beceremediği bir dönem de nasıl ondan ar duygusu, ahlak, eşine sevgi saygı, toplumda beceri bekleriz. NASIL? Daha temel ihtiyacını adam akıllı karşılayamayan beceriksizler ordusu olmadık mı? Yalan mı bu gözlemler lütfen dile gelsin. Gelsin ki, anlayalım ne haldeyiz.

İşte kardeşlerim. Bizlerin temel esasları ile oynandı ve halen oynanıyor. Eğitimsiz insanlar haline geldi. Kişiliksiz, şahsiyetsiz insanlar olduk, oluyoruz da. Sürekli olarak sistem bizleri buna zorluyor. Ve bunların en değerlisi olan ve aslında ama sebebin GÜVEN KONUSU olduğu ise aşikardir.

Düşman bizlerde güven denen temel esasa dokunuyor!

Nasıl Mı?

Din insanlar için en değerli inanç kaynağıdır. Bir arif çıkıyor ve kendisine inananlar yaratıyor ve bir cemaat haline gelip, dünyada ses sahibi oluyor. Bu inancın gücüdür başka bir şeyin değil. Bir diğeri ülkenin başına kadar geliyor ve koca milleti yönetme imkanına sahip oluyor. Bunlar toplumun temel taşlarıdır. İşte konu aslında o kişiler değil, makamlarıdır. İnsanlarda ki güven duygusunun tasmasıdır.

Şimdi bu insanların ayıpları ortaya çıktığında ve aslında herkesi kandırdıkları, soydukları ortaya çıksa ne olacak ki oldu da. Tasma kopup, kimse kimseye güvenmeyecek ve güvenmiyor da.

Biri başbakanı hain ilan ederken bir diğeri Mehdi diyor. Biri cemaat liderini arifi ulema görürken biri de yahudi diyor.

İşte insanların senelerce biyat ettikleri ve güvendikleri makamlara saldırı var. Aslında saldırı güven konusuna. İnsanlar daki güven teşkilatı yıkılırsa bu millet millet olmaktan çıkar. Bireysel bir toplum olur ki işte felakat işte kıyamet o zaman kopar ki görünürde bu çok yakındır.

İnsanın temelinden gelen güvenme isteği tatmin olmak zorundadır. Toplumda güven verecek insanlar kalmayınca da insanlar yalana bile güvenir. Ve güveniyor da. İşte hain düşmanın bizleri yok etme arzusu temelimize tırpan atmaktır.

GÜVEN TEŞKİLATINI Yıkmak.!

Akrabanla iş yapma!

Babana bile güvenme!

Kardeşle iş olmaz!

Aman boşver, sen mi kurtaracaksın dünyayı!

Gibi söylemlerle insanı insan yapan temel taşları yerinden oynatılıyor.

Aman diyelim Aman!

Diyelim ki, yok olmak üzere olduğumuuz, her an ciddi bir kaos ve savaşla yüzyüze geldiğimizi görelim. Kıbrıs Türklerinin başına gelenleri açıp okuyalım. Nasıl milli şahsiyetlerini gevşetip avrupai bir özen içerisinde girdiklerini ve nasıl kıtır kıtır kesildiklerini okuyalım. Okuyalım efendim okuyalım.

Gene çok söz ettik. Berecemedik az sözle çok şey ifade etmeyi. Affedin. Cahillimize, beceriksizliğimize, yazarlık ilminde daha gelişmediğimize verin. İnşallah ileride daha nitelikli, öz yazılar yazabiliriz. Ancak derdimiz büyük. Büyük olunca da acılar, susmuyor yürek. Affedin.

Şimdiden hakkınızı helal edin zamanınızı çaldım, değerli gözlerinizi yordum. İnşallah akıllarınızı bulandırmadan bir kapı açabildim. İnşallah.

Saygılar Sevgiler. Bir Millet Aşığı!

Vesselam (KBÇ)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s