Dinler Yalanı

Dinler Yalanı!

 

Asırlardır Süre Gelen Bir Yalanı, Daha Doğrusu Sinsice Tezgahlanan Bu  Yanıltmayı Düzeltmek ve Karışık Olan Akıllarda Biraz Olsun Ferahlık Sağlayabilirsek Ne Mutlu Bizlere..

 

Ülkemiz Dışında Ki, Eğitim Sistemlerini Yaşayan Bilir Diyerek Kendi Eğitim Sistemimizde Ki Çarpık Düzeni Göstermek Adına Öncelikle İşin Başından Almak Elzem Olur. Nasıl Ki, İlköğretim İle Başlayan Dinler Tarihi Veyahut Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Derslerinde Bizlere Öğretilen Ve Bununla Da Kalmayıp, Herkesin Dilinde Pelesenk Olan Bazı Tabulaşmış ve Papağan Gibi Tekrarlanan Bilgiler Neticesinde İnsan Büyümeye Başlar.

 

Kısaca İnsana Ne Verirsen O Olur Diyerek Devam Etmeyi Yararlı Görüyoruz. Bu Sebepledir Ki, Kimseye Kızgınlığımız ve Yargımız Asla ve Asla Yoktur. Çünkü Öyle Gelmiş Öyle Gitmiştir. Elbet Bazen Yalanlar Karşısında Hiddetlenir ve Nefesimiz Hızlı Gidip Gelir. İşte O Curcuna Arasında Dilimizden Kaçan Yaralayıcı Kelimelerimiz İçin Şimdiden ve Geçmişten Özür Dileriz.

 

Tabulaşmış Bilgilerin İnsanın Aklından Atabilmesi Öncelikle Nefsini Terbiye Etmesi, Ego ve Kibir Yumağından Kurtulması İle Olabilecek ve Temiz, Mutlak Aklı İle Yanlız Kalabilecektir. Aksi Takdirde Duyduğunu Söyleyen Mahluksal Yapı Devam Edecektir. Ve Yanılgılarımız Her Daim Baki Kalacaktır.

 

Çocukluğumuzdan Beri Bizlere Öğretilen Dinler Kavramı İle Büyüdük. Sözüm Ona İnsanoğlu Her Dönem Bir Şeylere İnanmış ve Bu İnanç Uğruna Da Ciddi Mücadelelerde Bulunmuştur. Çok Tanrılı Dinlerden Tutunda, Putperestliğe, Tek Tanrılı Dinlere, Hatta Hiç Bir Varlığa İnanmamaya Kadar Bir Çok Kavramı Beraberinde Gördük, Öğrendik. Aslında Görmedik De, Anlattılar, Bizler De İnandık. Yani Kısaca Aslında Hep Birilerinin Öğretileri İle Büyüdük. Yani Çoğu Zaman Biliyoruz Diye Ahkam Kestiğimiz Nice Şeylere Ne Şahit Olduk Ne De Kalbimizle Tasdik Ettik. Sözüm Ona İnanmak İşte Burada Başlar ve İnsanı Ciddi Yanılgılara Sürükler.

 

Oysa Tarihi Yazanlar, Hep Birilerinin Adamı Olduğu İçin Temelde Bilinmesini Arzu Ettikleri Şeyleri İnsanlara Empoze Ettiklerini Farkettik. Yani Birebir Gelse Size Bir Şeyler Anlatsa Belki İnanmaz, Belki De Yanınızdan Dahi Kovardınız. Ancak Eğitim Sistemi ile İçimize Kadar Sızan Hainler, Topluca Yani Sürü Psikolojisini De Arkasına Alarak Kendi İdeolojilerini Bizlere Enjekte Etmişlerdir. Sonuç İşte Vahim Bir Tablo, Herkes Kafasına Göre Bir İnanç ve Şekil Belirlemiş Ve Hayatını Bir Şekilde Yürütmeye Devam Etmektedir. Yarı Topal Hallerimizin Görüntüsü Aslında Temelde Bir Şeylerin Yanlış Olduğunu Göstermekte Lakin Bizler Görmemekte ve Anlamamakta, Anlamak İstememekte Direnmekteyiz.

 

Öncelikle Bir Şeyi Açıklıya Kavuşturmak Kimsenin İnancına Saygısızlık Etmek İstemeyiz. Lakin Mutlak Doğruları Söylemek, Kendimizce Aktarmak Bizlerin Başlıca Görevidir. Kabul Eder Veyahut Etmezsiniz. O Sizlerin Bileceği Bir Durumdur. Bizlerin Buna Karışması Zorla Bir Şeyleri Empoze Etmesi Elbette Düşünülemez. Geçmişte Yapılanların Aynısını Yapacak Kadar Ne Cahil Ne Gaddarız. Amacımız Sadece Sabitlemiş Akıllarda Bir Soru İşareti Yaratabiliyorsak ve Bu Sayede İnsan; Tabularından Sıyrılıp, Acaba Diyebiliyor ve Araştırmaya Koyuluyorsa Bizler İçin Yeterli Olacaktır. Aslında Burada Değerli Olan Bizler Değil Sizlerin Halleridir.

 

Bu Yazıyı Okuyan ve Bir Çok Farklı İnancı Olanlara Saygı Duyduğumuzu Lakin Sadece İrdelenmesi Gerekenler Olduğunu Anlatmak İstiyoruz.

 

Bizlere Anlatılan Bilgiler Doğrultusunda Demin De Söylediğimiz Gibi Tarih Boyunca Bir Çok Din Hayat Bulmuştur. Bunlar Arasında İslam, Hristiyanlık, Yahudilik, Hinduzm, Budizm, Şamanizm, vs vs.. Onlarca Akım Mevcuttur.

 

Pekala Neden Sorusu Sorulmalıdır? Neden Bu Kadar Çok Din Vardır? Eğer Mutlak Bir Yani TEK DİN Varsa, Neden Diğerleri Türemiş ve Kalıplaşmıştır.

 

İşte Sorulması Gereken En Önemli Soru Budur!

 

Neden İnsanlara TEK ve MUTLAK BİR DİN VARDIR Denmemiş ve Böyle Öğretilmemiş. Neden Din Değilde Dinler Vardır Kavramı Öğretilmiştir. Tekilken Neden Çoğul Olmuştur. Çoğul Olanda Elbet Muhalefet Olacağına Göre Acaba Bilerek Mi Bu Böyle Öğretilmiş ve Tüm Savaşlar, Kırıp Dökmeler Bu Yalan Üzerinden Tezgahlanmıştır. Iyi Düşünmek, İrdelemek Lazım.

 

Çoğu Kendine Müslümanım Diyen Bile Din Değil Dinler Vardır Kavramı ile Büyümüştür. Nadir İnsan Bu Ayrıştırmadan Sıyrılmış Aslında Dinler Yoktur Tek Din Vardır; O Da İSLAM’dır Demiştir.

 

Garip Bir Oyun. Akıl Oyunu. Çünkü Dinler Vardır Derseniz, Onların Mevcudiyetine İnanmamış Olsanız Bile Varlıklarını Kabul Etmiş Olmakla Zaten İslama Göre Küfre Girmiş, Şirk Koşmuş Olursunuz.  Çünkü Bize Göre Yaratıcı Allah Diğerlerine Göre Tanrıdır. Daha Allah İle tanrı Arasında Ki Farkı Bilmeyen Cahil Bizler Nice Oyunlara Geleceğimiz Garantidir.

 

O Zaman Şunu Anlıyoruz Ki, Bizlere Yani Müslüman Kimliğinde Ki Bizlere Dinler Vardır İnancı Aşılanmış. Bu Sayede Din Değiştirme Veyahut Kendi Dinini Hakir Görme Gibi Olasılıkları Doğurmuştur. Oysa Tek Din Vardır O Da İslamdır Diğerleri İse Yoktur Dersek Tümden Sorunları Çözmüş Oluruz!

 

Pekala İkinci Soru. Tek Din varsa O Da İslam İse Diğerleri Nedir? Ve Nasıl Oluşmuştur?

 

Elbette Yanıtı Mevcut Lakin Çok Detaylıdır. Kafaları Karıştırmadan İzah Etmek Gerekirse;

 

Hz. Adem (AS)’dan Son Peygamber Mustafa Muhammed (SAV) Efendimize Kadar Tüm Ama Tüm Peygamberler İSLAMI Anlatmış ve Kuralları Tebliğ Etmiştir.

 

Ama Nasıl Olur?

 

Olur Canım Olur. Olmazı Kafanıza Soktularda Olur Olana Mı Yer Kalmadı! Hele Bir Dinle Bak Ne Güzel Olur!

 

Her Peygamber Allah’ın Dinini Yani Din-I İslamı Dönemin Zeka ve Anlayış Kapasitesine Orantılı Bir Şekilde Kendi İnsanlarından Peygamber Kılarak Yapmıştır. Uzaydan Gelmemiştir Peygamberler. Dikkat Edilmeli. Hep Oranın İnsanlarından Seçilmiştir. Seçilendir. Neden? Çünkü Onların Anlayacağı Dilden Konuşması ve O Dönemin Zekasına Göre. Dışarıdan Gelse İdrakı ve İmanı Elbet Daha Zor Olacaktır.

 

Sonra Onları Dahi İnkar Edenler Olmuştur. Bu Da Olmak Zorundadır. Çünkü Tecelliyat Böyledir. İbretlik İnsanlar Olmasa Örneklerin Değeri Kalmayacaktır. Eksi Artı Her Daim Birbiri ile Olan Zıtlaşmasından Hayat Can Bulmaktadır. Gaye Ortaya Çıkar. Amaç Çıkar. Murad Çıkar. Çıkar Da Çıkar! Bak Sen Bile Çıkmışsın İşte Bu Zıtlaşmadan!

 

O Zaman Tüm Peygamberler İslamı Anlattı İse Diğer Dinler Dediğimiz İnançları Kim ve Neden Yarattı? İşte En Önemli Sorulardan Bir Tanesi Daha!

 

Kaos! Dengesizlik! Savaş! Fesatlık! Şüphe! Ötekileştirme! Taraf Olma!

 

Tek Olsa Muhalefet Olmaz. Çok Olunca.. sonuç Ortada..

 

İşte Bizler Diyoruz Ki, Özetle Uzatmadan Kafa Yormadan;

 

Din Tekdir ve İslamdır. Gerisi İse; İnsanların Kendilerince Ortaya Attığı, Üzerinde Ciddi Çalışmalar Yaptığı İnançlar, Akımlardır. Din Değildir. Çünkü Din Allah’ındır. Kimsenin Tekelinde Değildir.  Kulu Ancak Ona Tabii Olandı.

 

Bizler Sürekli Dinler Vardır Dersek, İnanırsak Zaten İslamı Anlamamış, İdrak Etmemiş Ve Üstüne Üstüne Şirk Koşmuş Oluruz. Ahmak Olan Akılları Eğitmek Farz-ı Azimdir.

 

Diğer Akımları Kimlerin Tarih Boyunca Yarattığı, Ortaya Attığı, Olayları Kışkırttığı, İnsanların Akıllarını Bulandırdığı Bizlerce Malumdur. İnşallah Sizler De Bu Sorular ve Açıklamalarla Kafanızda İnanç Yani Din Olayına Bir Sonuç Bulabilirsiniz. Bulamıyor İnkar Ediyorsanız Zaten Sizler İçin Yapılacak Bizler Adına Pek Bir Şey Kalmıyor. Allah (c.c.) ‘a İbret Lazım. Kötü İbret Biz Olmayalım Da Kim Olursa Olsun Diyoruz!

 

Selam Selam Vesselam. (KBÇ)

Dinler Yalanı” için 40 yorum

  1. Kürşat Bey
    Yazınızı zevkle okudum. Benim kafama takılan sorular var. Eğer bu konularda bilginiz var ise cevaplarsanız sevinirim. 1. Neden dinlerin dinleri yayılmasında savaşlar hep ön planda olmuştur. 2. Bize öğretilen dinler neden Arap yarımadası, batısındaki komşusu Mısır ve bu topraklarda yaşayan Sümer, Sabii, Babiller ve Pagan topluluklarının etkisi altında oldukları. Yaptığım araştırmalarda sırası ile Sümer, Mısır, Babil, Sabii ve Pagaların dini yaşamlarından 4 dine etki çok fazla. Bir de Cebrail ve Peygamberimizin, Kuran-ı Kerim in doğruluğu için aralarında yazım kontrolleri yaptığı halde neden 4 halife zamanında kitap haline gelmiştir? Bir de arayıp da bulamadığım halde neden Kuran ın ilk yazıldığı ceylan derisi vb. Tarihi kalıntıları göremiyoruz? Araştırdığım ve gördüğüm o zaman yaşanan karışıklardan dolayı bunların dönemin halifeleri tarafından yakıldığı. Bu gerçekten doğru mu? Cevaplarınız için teşekkürler.

    Beğen

    1. Selamlar,

      1.İnsanın fıtratından gelen öziçgüdüleri vardır. Bu güdülerin içerinde taraf duygusu ağır basar. Bu sebeple herkes bir şeye inanmak tarafın adamı olmak ister. Sonrasında kendi tarafının üstünlüğü içinde mücadele eder. Önemli olan abuk subuk taraflara değil, Allah’ın gerçek muradı olan ve insandan arzu ettiği YAPICI Tarafın adamı olup mücadele etmek.

      2.Peygamber efendimiz vahy edildiği ayna hepsini özel olarak kurduğu bir grup sayesinde yazdırıyor. Kitap haline geliyor. Ve Kontrol ediyor sürekli olarak. Hem de açıklayarak. Aksi düşünülemez.

      3.İlk yazılanın nerede olduğunu bilmiyorum araştırmanız gerekiyor.

      4.Bakın, elin düşmanı fitne fesat çıkarmak için abuk subuk şeyler üretiyorlar. Siz bunu aklınızdan nasıl geçirirsiniz. Dört halife dediğiniz Efendimizin en yakınları. Onunla her daim bir olan insanlar. Akılda bile geçmesi imanınızın tekrardan irdelnemesi gerektiğini düşündürür. Haşa ve Kella. O İnsanlar evliya değerindedir. Bu asla ve asla düşünülemez. Lütfen.

      Saygılar.

      Beğen

      1. Sayin Kürsat Burak Cagil
        Sizin yapacaginiz ilk is,Türkcenin nasil yazilmasi gerektigini ögrenmenizdir.Lütfen.Ikinci olarak bir sorum olacak size.Hz.Muhammed`e neden bukadar cok inaniyor ve güveniyorsunuz.Ispatiniz veya Peygamberin ispati nedir?

        Beğen

      2. Selamlar Muammer Bey,

        İnşallah tez zamanda Türkçe öğrenir ve sizlere daha iyi hizmet veririz. Siz hem Hz. diyor hem de inanmıyorsunuz?! Ne büyük bir çelişki. Vesselam. Efendim Muhammed bir isim değil bir mevcudiyet bir mana dır. O’nu bir bedenden ibaret sanıyorsanız büyük bir yanılgı içerisindesinizdir. Muhammed: Allah’ın Aşkı demektir yoksa seksen okkalık bir beden değildir.

        Tez zamanda gerçekleri sizlerde inşallah öğrenirsiniz.

        İspatına gelince .. tüm bu alem, şeriat, kanun, namaz, oruç, nizam .. hep onun eseridir..

        Biz görerek inananlardanız ..

        SAygılar.

        Beğen

    2. bunların hiçbirşeye akılları yetmiyor..kendi bulduğu doğruyu neden diyer dinler var diyerek başlattığı muhabbetinin içine etti kürşat!!!!!!yani o dinleri binyıllardır yaşıyanın günashı ne pekiii???yani sen islam olmakla çokmu şanslısın veya biyerden torpillimisin…madem islam en doğrusuydu neden taaa baştan islam kurulmadı neden taaabaştan kuran inmedi???neymişte onların içindede islamı anlatıyormşşş!!!!!! gülelimmmm bari…niye bizi tanrı samanlıkta iğne aratmak içinmi yarattı????bide bayağı bişey biliyor gibi anlatım yazmışsın yorulmadan…senin bu yalanlarına eşşekler bile güler !!!!!!

      Beğen

      1. Selamlar Fatih Bey

        Muhakkak ki, her sorunun bir yanıtı olsun. Lakin kısıtlı ortamlarda bunu ne kadar başarabiliriz açıkcası emin değilim. Çünkü akıl genellikle kendi doğrusuna inanmak ve kabullenmek ister. Bu sebeple elbette ki kimse suçlu değildir. Hatta daha ileri giderek çoğu insan günahsızdır. Yanlışlar vardır. VE doğru yapalım derken daha da büyük yanlışlar yaparız.

        Lakin şunu net olarak söylemek gerekir ki, sizin mantığınızla gidersek yani Allah (c.c.) neden en baştan her şeyi açık açık söylemedi de .. böyle işlere gerek duydu diyorsunuz. Doğru da diyorsunuz lakin şunu unutmamak gerekir ki, insan da doğduğunda olgun yaşta doğmuyor değil mi? Yani doğar doğpmaz akli melekelerimiz hemen gelmiyor. Yani bir bebeklik, çcocukluk dönemleri geçiriyoruz. Sizler de takdir edersiniz ki, her şey zaman denilen bir kavrama yayılnmıiştır. Bu sebeple tad alınır. Aksi halde sizin dediğini hal cenneti alemdir. Ancak buranın adı Dünya. O yüzden elbette zıtlar olarak. Yıkan olacak yapan olacak. İnanan olacak inanmayan olacak. Hepsi haktır.

        Sizler yaşantlılarınızla mutlu iseniz ne ala.. değil iseniz inşallah mutluluğun tadını varma yolunda gayret sarfedersiniz.

        Çünkü insan makamında mutlu ve saadetine ermektedir. Aksi halde dalından kopmuş savrulmuş yaprak gibidir efendim.

        SAygılar SEvgiler .Vesselam.

        Beğen

  2. bende seni adam sandım salak islam ın doğru olduğunu nerenden uydurdun sonuç kimse bi bok bilmiyor mal gibi konuşuyorsunuz ancak siz önce yaşadığınız evrenin sonunu bulunda ondan sonra tanrıya inanın geri zekalı mahluklar.

    Beğen

    1. Sayın Semih Bey,

      Tüm Dünya dese ki, Allah (c.c.) yok. Bizler diyeceğiz ve inanacağız ki Allah (c.c.) vardır. Hiç o değerli aklınızı yormayın böyle ince konularla. Siz nasıl arzu ediyorsanız öyle yaşayın efendim. Biz halimizden, siz halinizden memnunsunuz inşallah. Vesselam.

      Beğen

  3. Merhaba,

    Güzel yazınız için teşekkürler. Öncelikle belirtiğim ben müslümanım, ama kafamı fena halde kurcalayan sorular var, umarım cevaplarsınız.

    1.Gılgamış destanı, bu günkü bütün dinlerin çıkış kaynağı olduğu söyleniyor. Hatta anlatılanların çoğu Kuranla örtüşüyor. Bu nasıl mümkün olur? (büyük tufan vs.)
    2. Sahih hadiste insanlık tarihinin 7000 yıl olduğu yazıyor. Ama Carbon-14 tarhlendirmesinde ve diğer araştırmalarda böyle birşey olmadığı çok “net” olarak ortaya çıktı.
    3.Ay’ ın yarılması hakkında Nasanın açıklaması var, böyle birşeyin mümkün olmadığı söyleniyor. Nasa yanılıyor diyelim peki ama o zamanlarda astronomiye düşkün olan Çin ve Mısır yazıtlarında nasıl olurda böyle kayıta rastlanmaz?(Evet bunu araştırdım bununla alakalı veya dolaylı tek bir kayıt bile yok)
    4. Sünnet olmanın aslında 20000 den fazla sinir hücresini yok ettiği, ve erkeğin cinsel ilişkiden aldığı zevki azalttığı doğru mu? Dünya sağlık örgütüne göre sünnet olmak cinsel sakatlamadır biliyor musunuz?
    5.Peygamberimiz neden sünnet olmadı? Diyeceksiniz çünkü O sünnetli doğdu. Pek neden günümüzdeki sünnetli doğanlar genede sünnet ediliyor?
    6. Nisa suresindeki matemetik sorunsalını nasıl açıklıyorsunuz?
    7.Kuranda dünyanın düz tasvir edilmesi nasıl açıklanabilir?
    8.Kuranda güneşin battığı yer balçık olarak tanımlanıyor. Bu ne demektir?
    9.Kuran köleliği kaldırmamıştır. Allahın dini nasıl böyle bir zulüme izin verir?
    10. Ahzab suresinin Peygamberimizin cinsel hayatını düzenlediği doğru mu?
    bu sureden sonra Ayşe anamızın :
    “Bakıyorum da, senin Efendi Tanrın , yalnızca senin şeyinin keyfini (hevanı) yerine getirmek için koşuyor.”
    dediği doğrumudur?

    Ben maalesef bunlara yanıt bulamadım. İnanın ki kafamı çok kurcalıyor. Benim gibi bir cahili bu konuda aydınlatırsanız size çok dua ederim.

    Saygılarımla

    Beğen

    1. Sayın Mirkovijc,

      Hayli zaman önce sormuş olduğunuz soruyu ancak farkedebildik. Kusurumuza bakmayın. Lakin öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki, her duyduğumuz, her okuduğumuz şeyleri kafamıza takmak veyahut yanıtlarını aramak yersizdir. Çünkü tavuk mu yumurtadan yoksa yumurta mı tavuktan çıktı tarzında ki yaklaşımlar ancak insanı şirke götürür. Fitne sorular vardır. İman fitnesi. Düşünce fitnesi. Muhakkak ki, her sorunun bir fikri yanıtı mevcuttur lakin hepsi biz de var mıdır bilinmez. O yüzden elimizden geleni, anladığımız ve bildiğimiz doğrultu da anlatmaya fikri olarak başlayalım.

      1. Gılgamş destanını bizler yazmadık. Lakin yazanı bulursanız muhatabı sorunun O’dur. Kendisine sormanız gerekir. En doğru yanıt sorunun muhatabıdır. Lakin fikri olarak şunu diyebiliriz ki, zaten soru kendi içerisinde çelişkiler taşıyor. Aklı biraz eren bir adamın bu yanlış düşünceyi ortaya atanların yüzüne çarpması elzemdir. Çünkü Hz. Adem (as) ‘dan en son peygambere kadar olan bütün dönemlerde insan zekasının alabildiğince bilgiler aktarılmıştır. Bir anca her şey her sır verilmemiştir doğal hali ile. Bir bebek önce büyümeli gelişmeli sonra eğitim almalıdır. Eğitim alırken bile bir dönemi vardır her şeyin. Gılgamış destanı mı eskidir yoksa Hz. Adem (as) hayatımı. Eğer o destan içerisinde dünya sırları varsa demek oluyor ki, zaman içerisinde gelen bilgiler bir destan içerisinde toplanmıştır. O dönem de gelen alim eren ermiş mürşid peygamber vs ne varsa demek oluyor ki, bu bilgileri o yazan kişiye aktarmıştır. Bunu anlamamak zor değil sanıyoruz. Kur’an la örtüşüyor diye de eklenti yapmışsınız. Lakin şunu atlıyorsunuz. Muhakkak ki, Kur’a-ı Azimşuan sırlarla doludur lakin uzaktan gelme değildir. İnsan gönlünün kağıda dökülmüş halidir. Yani bugün kalbi temiz olanın her sözü de Kur’an da mevcuttur. Bugün bilinen en büyük kitapların zaten temeli hep rahmaniyet yani iyilik ve edep ve terbiye üzerinedir. Bunda bir gariplik yoktur. O zamanda yaşamış peygamber veyahut evliyaların yazıları da olabilir. O bilgileri kullanmış olabilir. Bunu kim bilebilir? O dönem de yaşamadık ki tam yanıt verelim. Anladığımız kadarı ile o dönem de sırlara sahip kişi veya kişiler olmuş olabilir. Dünya sahipsiz değildir. Vesselam.

      2. Hadislerin ne kadar doğru olduğu açıkcası muammadır. Çok iyi irdelenmesi gerekir. Mutlak akıla bilgiye ilime fene gönüle ve Kur’ana uygun olması gerekir. Ayrıca Modern insanların sözüm ona vermiş olduğu bilgilere mutlak inanmak da bir ayrı gaflet olsa gerek. Nice aldatmacalar dönüyor dünyada. Yabancıların sırf İslamın şerefini düşürmek Allah (c.c)’ın mutlak varlığını zedelemek için nice yalanlar ortaya atılıyor. Yani her şeye inanmak insanı geri götürür ileri değil.. Bizler nice yalan biliyoruz ki, insanoğlu hala doğru sanıyor. O yüzden ortada bir soru ve bilgidir bu. Hem hadis ne kadar doğrudur hem bilimsel açıklama ne kadar samimidir bilemiyoruz. Lakin ne farkedecek onu anlayamıyoruz. Tutun ki 50.000 yıl tutun ki 1000 yıl. Ne değişecek!_???? Vesselam.

      3. Ay’ın yarılması konusu mucizevi bir konudur. En doğrusu Rabbim bilir. Lakin biz Efendimize mutlak inandığımız için var olan bir şeyi doğru biliriz. Gözümüzle görmedik lakin İslamdan uzak olanların sözleri ne kadar değerliymiş sizin için. Yani Allah (c.c.’ın ve Peygamberinin varlığını tümden yok etmek için mücadele eden onca insan o kurumlarda çalışıyor. Siz ne bekliyorsunuz ki, Nasa gelip aa evet ay ikiye ayrılmış mı diyecek. Sizce böyle samimi içten dürüst mert bir açıklama gelir mi, kimin elinde olduğu kime hizmet ettiği belli olan bir kurumun. Lakin bir gün o da olur inşallah. Samimi insanlar çıkarda mutlak doğruları insanlara ilmi ve bilimsel olarak açıklar. Çok garip olan ise Allah(c.c) veyahut Peygamberinin veyahut mutlak olan Kur’anın dediklerine değilde sonrada türeyen kurumların ortaya attığı yersiz şeylere önem vermeniz de ayrıca incelenmesi gereken bir konu. Ancak anlıyoruz ki, durum şundan ibarettir. Delinin biri bir taş atıyor kuyuya herkes de onu çıkarmaya çalışıyor. Vesselam.

      4. Sünnet hakkında nereden nasıl bilgiler aldığınız bilemiyoruz. Kimlerle sohbet ediyor, hangi eserleri okuyorsunuz gene bilemiyoruz. Lakin gezdiğiniz , nefes aldığınız ortamlara dikkat etmenizi tavsiye ederiz. Tüm dünya biliyor ki, sünnet yararlıdır. Samimi bir çok bilim adamı da çıkıp söylemiştir ki, sünnet Adem için gereklidir. Emin olun ki biraz sağlam bir araştırmacı olsanız bir şeye vakıf olurdunuz. Bugün Yahudilerin dahi yaptığı bir şey varsa bilin ki, bir şey biliyorlar da yapıyorlardır. Yahudiler insan sağlığı için zararlı olan bir şeyi kendileri için asla yapmazlar. Zaten düz mantık buradan yola çıksanız nereden duyduğunuzu bilmediğimiz saçma sapan bilgi ile vakit kaybetmezdiniz. Vesselam.

      5.Efendimiz (sav) sünnet olmadığını nereden biliyorsunuz. Açıp gördünüz mü, kendisine mi sordunuz. Efendim lütfen deli saçması sorularla bizleri kendinizi meşgul etmeyin. Nasıl oluyor da sünnet olmuştur bilgisine inanılmıyor da, olmamıştıra inanılıyor. Bizde buna inanamıyoruz. eğer bu ceketi teslim ettiğiniz de Efedimizle karşılaşırsanız O’na sorarsınız .. olup olmadığını. en doğrusunu kendisi bilir. Vesselam.

      6. Bu sorunuzu anlamadık.

      7. Açıkcası sizin eliniz deki, kitapları kimle yazdı çok merak ediyoruz. Kur’an dünyanın düz olduğu ne söyleniyor ne biliniyor. Efendi okudğunuz kitaplara dikkat ediniz.

      8. Çok merak ettik bu sorunun yanıtını bilince sizde nasıl bir gelişme olacak?

      9. Yani bazen yuh demek istiyoruz lakin şunu tam olarak anladık ki, sanırım sizin eliniz de ki, Kur’an kasıtlı adamların yazdığı bir eser olsa gerek. Asırlardır süre gelen köleliği Efendimiz kaldırmıştır. Hatta yedi ceddi köle olan bir zat-ı muhteremi bile ordunun başına geçirmiştir. Sizler olmayan halleri olmuş gidi soru haline getiriyorsunuz. İftiradır. Ya kasıtlısınız veyahut aklınız çok karışmış. Okuduğunuz eserlere dikkat ediniz. Vesselam.

      10. Gene saçma sapan Deist ve Ateist sorularının bir tanesi daha. Sizlerin hangi sularda yetiştiği anlaşılıyor. Öncelikle sorunun sapkın olduğu aşıkardır. Bizler Tanrı demeyiz. Allah (c.c.) deriz. O yazıyı kim kaleme aldığ ise zaten cahildir kasıtlıdır işi bilmiyor sadece fitne atmak için ortaya atılan bir sapkın düşünceden ibarettir. İnsanların cinsi haller mahremdir. Sizin şeyinizle bizler ne kadar ilgilenmiyorsak sizlerinde sizden gayrı olanların şeyleri ile ilgilenmeyiniz. Akıl sağlığınız için. Vesselam.

      Son olarak sizler cahil değilsiniz ya kasıtlı yada nefes aldığınız suların yeterince kirli olduğunu sorularınızdan anlıyoruz. Sormuş olduğunuz tüm sorular fitne halleridir. Akılı bulandıran bulandırmak isteyenlerin halleridir.

      Eğer gönlünüzde samimi iseniz mutlak ki, doğrulara ulaşırsınız. Lakin biz acizene bu samimiyeti sorularınız da görmedik.

      Son olarak da biz size bir soru soralık. Siz bunun yanıtını bulun bizimle de paylaşın.

      Tavuk mu yumurtadan çıktı yoksa yumurta mı tavuktan…???!!!

      Vesselam.

      Beğen

  4. Ortam inancı; çinde doğsan inancın teoizm budizm olur, amerika kıtasında doğsan hristiyan, orta asyada doğaan %70 müslüman , israilde doğsan musevi.

    Doğum insanın tercih edebileceği bir olay değildir herkes nasıl kendi şehrinin. Takımına destek veriyorsa, her bölgede kendi dinine destek veriyor. Din bilginleri derki çok düşünme cevap bulamazsın. İnsanoğlu inanç , sığınma ihtiyacı her dönem olmuştur. Din olmasa dağa, taşa inanırdık

    Beğen

  5. beyninizi seveyim sizin binlerce yıldır yaşayan insanları boşa sayıp son 2000 yıldır süre gelen islamı kabullenıyorsunuz bu bildiğiniz korkaklık cehenneme gitmek istemeyiş yada cennete gitmek isteyiş

    Beğen

    1. Bu topraklarda doğdumuz için çok şanslıyızi türk olduğumuz içinde çok şanslıyız nedense Diğer dinlerin Bilimi olmasa hz peygamber gibi dünyayı halen düz sanacağız. yuvarlar elips diyenleride asacağız. 🙂

      Beğen

  6. Cümleyi o denli harika anlatmıştınız ki. Sonlarda gördüklerim olmasaydı sizi filozof zannedecektim. Mazallah sorgulayamayız bile. Allah bize beynimizi süs olsun diye mi monte etmiş. Her şeyi sorgula, iş dine gelice yazarın hataları ortaya çıkar diye mazallah. Cehennem görünüverir. Millet marsta hayat arıyor.

    Beğen

  7. bana dokunmayın payıma düşen cennetinde tapusunu size vereyim. Hani.hoşgörü dini. Ya da herkes kendi dinini yasamakta özgürdür diyorsunuz ya. O zaman bize de az hoşgörü lütfen. Sözde hoşgörü değil özde hoşgörü. Babama inanmiyorum desem ertesi sabah evlatliktan red edecek. Bu nasil bir hoşgörü anlayamadim.

    Beğen

    1. Sayın Berk Aydın.

      Biz kimsenin düşünceleri ve özgür iradesine pıranga vurmuş değiliz. Amacımız biraz olsun düşüncelere tırpan atmaktır. Kimse kimseyi ne yargılayabilir ne de kınayabilir. Herkesin kendi mutlak aklı vardır. Nasıl yaşamak isterse öyle yaşar elbette.

      Yazımızı bir kez daha okumanızı tavsiye ederiz.

      Saygılar.

      Beğen

  8. Kim ne derse desin elbette herkes istediği gibi düşünmek hakkına sahip, Yazılanları okuyunca bende aklımdakileri buraya yazayım dedim. Belki birileri kızacak ama lütfen kızmayın akıl fikir özgürdür pranga vurulamaz. Din nedir,
    1 Güçlü olana (babadan oğula geçen bir yönetime yada güçlünün güçsüzü ezmesine bir nebze) engel olabilmek için uydurulmuş bir korku hikayesidir
    2 Zenginin çala çırpa hak yiye yiye namussuzca edindiği zenginliği mazlumun zulmünden korumak için uydurulmuş bir korku hikayesidir.

    Eğer bir din kitabını kendi dilinizde okursanız içindeki yüzlerce saçmalığı görürsünüz, Bu saçmalıkları doğruymuş gibi göstermek için herseferinde yaratan herşeye kadirdir denmiştir.

    Aslında içindeki bir hikayeyi 5 yaşında çocuğa okusanız masal olduğunu düşünür. Çünkü içindeki hikayenin WB çizgifilimlerinden hiçbir farkı yoktur.

    İnanç Türk’lerin yumuşak karnıdır malesef. Bu işin Tüccarları da işlerini kaybetmemek için kuran ın türkçe okunmasını istemezler çünkü türkçe okunursa bir tane bile müslüman türk kalmaz ( Aziz nesinin dediği kadar aptal bir millet olmadığımızı sanıyorum)
    Bu söylem sadece kuran için değil diğer kitaplar içinde aynıdır.
    Şimdi söyleyeceğimi sadece bir fantastik hikaye olarak düşünün lütfen
    diyelim ki bir insanoğlu cansız bir cisme can verebilmenin yoluna hatta birazda zeka verebilmenin bir yolunu bulmuş olsun. Şimdi o insan yarattığı bu canlının neler yapacağını izleyip incelermi yoksa şunu yeme yakarım bunu söyleme yıkarım bunu düşünme ezerim mi der.
    Anlayan anladı neyse
    Tanrı kainata kuralları koyandır mesela eylemsizlik kanunu mesela pi sayısı mesela yer çekimi mesela ışığın hızı.
    Bu kuralları yaratan o kitaplardaki boş hikayelerle uğraşımı iyi düşünmek lazım. Işığın hızıyla ilgili bir açıklama eklemek zorunluluğu hissediyorum çünkü bizim eğitim sistemimizin sığlığından lise mezunu birçok genç gerçekte ne olduğunu bilmiyor belki bir ilham alır. Işık saniyede 300 bin kilometre hız yapar ama asla daha hızlı gidemez. İşte bu tanrısal bir kanundur. Mesela 100 km hızla giden bir arabadan ileriye doğru 10 kilometre hızla bir taş fırlatın taşın hızı arabaya göre 10 kilometre arabanın hareket ettiği yola göre 110 kilometredir. Işıkta ise böyle değildir yüzbin kilometre hızla giden bir aracın üzerinden de bir ışık kaynağının hızı yere göre yine 300 bin kilometredir. İşte bu tanrısal bir kanundur. Bir insanın seks hayatını düzenlemekten çok daha büyük bir matematik vardır bu kanunu koyanın boş hikayelle uğraşacak durumu söz konusu değildir. Bu hikayeler genetik olarak inanma sığınma ihtiyacı duyanın kendi yazıp kendi inandığı bişeydir.

    Beğen

    1. Zeki ve verilen aklı kullanan insanların olduğunu görmek çok güzel. Murat, her kafayı çalıştıranın ulaştığı benzer ve ya aynı sonuçlara, sen de varmışsın. Ve daha fazlasını arıyorsun. Çünkü her teorin ardından başka soruları getiriyor, sanki doğru soruları sordukça açılan yeni soru kapıları gibi.. Ama ilerlediğinin de farkındasın değil mi..
      Başlangıç; doğru soruları sorabilmek. Cevaplar zaten olması gerektiği yerde duruyor. Sorularını takip etmekten yılma..

      Beğen

  9. Peki kürşat bey sizin anlattığınız gibi bir çok ateistte beni böyle bilgilendirmeye çalışmıştı ancak beni bilgilendirmeye çalışan ateistler meselelerini bilimsel dayanaklara dayatarak anlatıyordu ancak ben yazınızda hiç bilgilendirmeye dayalı bir bilgi almadım hepsi yoruma dayalıydı peki siz neye dayanarak bunları anlatıyorsunuz anlattığınız şeylerde bir gerçeklik anlayamadım ve son olarakta yazınızı okurken aklıma şu soru takıldı peki islam yokken ne vardı eğer bir din, inanç yoksa Allah o insanları cezalandırmışıydı yok eğer cezalandırmamışsa peki islam niye o insanlara gelmemişti veya diyelim İslam yerine başka bir din varsa Allah onu niye korumadı yada koruyamadı mı bu soruma cevap verirseniz sevinirim

    Beğen

    1. Sayın Muhammed Burak!

      Öncelikle şunu söylemekte yarar görüyoruz ki, nice kaynak diye nitelendirilen eserler ya değiştirilmiş ve çarptırılmış ya da yok edilmiştir. Bu sebeple bir ona buna dayanmak yerine kendi gönlümüze yani kendi esas olan teşkilatımıza inanmayı gerekli gördük. Gönül denen yani toplumca nice ismi olan ve bazıları buna vizdan, his, 6.his gibi isimler takılan Gönül Alemi başlı başına zaten Kur’andır. Bir Eserdir. Bir Kaynaktır.

      Her şeyi bir kenara bıraksak, Allah’ı, Peygamberi, Kitapları… sadece ve sadece kendi gönül alemimize yönelsek ve dinlesek .. ne duyuyoruz.. ne işitiyoruz.. hangi halleri yaşıyoruz.

      Hiç gözlem yapabildiniz mi bu konuda… Bırakalım tüm eserleri. Doğru olarak kabul de etmeyelim. Tamam. Sadece kendi kitabımızı okuyalım.

      Bugün her birey sevilmek, sayılmak, takdir edilmek için yaşamıyor mu? Kim bunun aksini ilan edebilir. Bununla beraber doğuştan gelen güdülerimiz yok mu? Dünya’da en basit bir şeyin bile bir ustası varken nasıl oluyorda nice alemleri yaratanın ustası yoktur. Bugün en basit bir kalemi bile yapan bir usta var. Bir bardağı yapan gene usta. Gözle görünen nesnelerin hepsini bir usta yapmıştır değil mi? Yani aslında yoktan var diye bir şey yoktur. Birileri var etmiştir. O halde bu kadar nizam içerisinde olan bir alemi kendi başına hareket ediyor bir ahengi var.. bunun bir ustası yok mudur efendim. Erkekce, mertçe konuşalım. İnat etmeden, akıl bulandırmadan konuşalım. Bırak Onu bunu şimdi.. yok mudur sizce?.. Ama o bunu diyor şu bunu diyor.. diye geçiştirilecek bir konu mudur bu. Ahmedin Mehmedin ne dediği değil sizin gönlünüz ne diyor.. Muhakkak ki bir usta var diyor. Her birey mutlaktır ki bir şeye inanma iç güdüsü taşır. Her canlı. Her canlı bir şeye hizmet eder. Bunu göremiyor muyuz?

      Din denilen şey ise bir yaşam şeklidir. YAni bu evrenin kainatın ustasının yaşamıdır. Ahenginin adıdır. Önce önce veyahut ondan sonra diye bir kavram yoktur ki, böyle sorular olsun. Sonsuz olan ve doğmamış olan bir gücün yaşam şekline İSLAM deniliyor. Yani din. Allah kendi ideal yaşam şeklini yarattıklarına tebliğ ettirmiş .. böyle yaşarsan hoş diğer türlü yaşarsan nahoş bir yaşamın olur demiş. Bugün islam dışında yaşayan tüm topluluklar sıkıntı içerisindedir. Arayış içerisindedir. Bunu tecrübe etmedi iseniz ediniz. Lakin sözüm ona islamı temsil eden ve müslümanım diyen insanlara da aldanmayınız. Daha İnsan nedir bilmeyenlerin islam ile şereflenmesine imkan yoktur.

      Bizler şunu net olarak biliyoruz ki, nice inanmayanın bu halleri sözüm ona inanıyorum diyenlerin hallerinden türemiştir. Çünkü örnek teşkil edecek olan tiplerin bozukluğu doğal olarak İslamın adına gölge getirmektedir. Sıkıntı burada . İnanmayan bir adam kendisini sözüm ona inanan ile karşılaştırdığı için kendi yaşamı daha değerli daha dikkatli geliyor. Bu sebeple tartışmalar çıkıyor. Oysa onu bunu değil kendi gönlümüzü yani teşkilatımızı dinlesek her şey ortalığa çıkacaktır evvel Allah..

      Arife çok söz gereksiz kalır .. sizin değerli vaktinizi de almak istemem.

      Saygılar Sevgiler Vesselam.

      Beğen

  10. Kürşat bey benim de size 2 sorum olucak yanıtlarsanız çok memnun olurum. 1 ) tabiatın bu ahengi ve evrendeki bu düzenini ustası olabileceğinden bahsetmişsiniz. Velevki var , bu kuran’ın doğruluğunu neden ispatlamış oluyor. 2) din yaşam şekli demişsiniz. Peki insanlar zaman içinde zaten mantıksal olarak yaşamlarını daha kaliteli şekilde yaşamak için doğal bir seleksiyondan geçiyorlar yani hayatları içerisinde doğruyu ve güzeli ayırt edip sonraki nesillere aktarabiliyorlar. ( yaşadığımız su anki dünyanın durumu hedef gösterilebilecek gibi olmasa da 1000 veya 1700 yıllarına oranla baktığımızda farkı görebiliriz diye düşünüyorum) Soruma gelelim ; şimdi insanlar yüzyıllarca binlerce yıl yaşayarak görerek öğrenerek ve en önemlisi geliştirerek Yaşayabilecekleri bir yaşam şekli yerine niçin 600 lü yıllarda inen kuranın kurallarına ve yaşam tarzına uysun.

    Beğen

    1. Selamlar Soner Bey,

      Öncelikle yakın lginie teşekkür ederim. Bildiğimiz ve anladığımız kadarı ile izahat veremeye çalışalım.

      Sizler de takdir edersiniz, akıl bambaşka bir alem. Herkese ayrı renk alıyor. Uyanığı var, kurnazı var, çalışkanı var, var olu var.. Bu sebeple herkes bir şekilde işine gelen veyahut inanmak istediği şekilde hayatına düen veriyor. Eskiden de böyle idi şimdide. Saf ve iyi niyetli insanların akılları pek kurnazlığa çalışmadığı için aldanabilir ve kanabilirler. Bu ebeple dünyada var olan sözüm ona akıllı tipler dönem dönem hayata yön vermişlerdir.

      Bir dönem iyiliğin bir dönem ise cahilliğn dönemi olduğu aten tarihte bellidir. Nice yüksek gönüllü insanlar dünyada var olmuş ve kendilerince ve etraflların uygun bir dille doğru olanı izahat etmiştir. Lakin bazıarına buna uymuş bazıarı ise uymamıştır. Sizlerinde bahsettiği esas olan aslında tecrübe ile sabit olan düşüncelerin fikir halidir. Sizlere sonuna kadar katılıyorum. Lakin doğru olan illa uygulnır diye de bir şey yoktur.

      Örnek vermek gerekirse, Yalan Söylemek iyi bir şey değildir lakin insanlr her şekilde yalan söyler yada söylemek zorunda kalır. Demek oluyor ki, insan başı boş bırakıldığında bzı uyank tiplerin egemenliğine girebilir ve bu tüm toplumu kötü olarak etkiler.

      İnsanoğlu kainatın efendisi olarak yani Allah (c.c.) ‘ın Sahiplik ve Takdir Etme Sıfatı ile görevlendirilmiştir. Yani tüm kainata yön veren İnsandır. Lakin unutulmaması gerekiyor ki, her iki bacaklı insan değildir.

      Hal böyle iken de insanların d ayani beşerinde üstünde baı beşerler halk edilmiş yaratlmıştır. Evliyalar ülemalar erenler.. gibi gibi..

      Bunlar ölümsüz insan daha doğrusu gerçek insanlardır. Hz. Celaleddin Rumi Mevlana (ksa) gibi. Hz. Yunus Emre gibi gibi sıralayabiliriz.

      İnsan aklı farklı çalışır. Doğru yolu bulmakta zorluk çekebilir. Bir baba bir anne dahi evladına kendince doğru yolu ifade eder. Hatta yönlendirir. Beşer hallerimizde bile anne babalarımız yada büyüklerimiz vardır bize kaybolduğumuzda yol gösteren. Pekala olurda dünyada iyiler kalmazsa sizce Allah sahipsiz mi bırakır Ademi.. iyi düşünelim. Baba oldu iseniz veyahut abi kardeşinzi oglunuzu kızınızı başı boş bırakır mısınız acaba?

      Koca Allah (c.c.) bu. Sizce boş bırakır mı? Allah (c.c.) zoru sever. O yüzden bu kadar karmaşık yapılı bir akıl inşa etmiştir. Ne gariptir ki ve ironiktir ki, kendi yarattığı bile O’nu inkar ederse ses etmez. Müsamaa gösterir. İşte incelik buradadır efendim.

      Sorunuza bilmem yanıt verebildik mi? Lakin insanların da üstünde insanlar oduğunu bilmek inanmak tecrübe etmek lazım gelir. Bir doktor ile bir çoban bilr midir? bir prof. ile bir öğrenci bir midir? Fark yok mudur? bilen ile bilmeyen bir olur mu? Her şeyin bir ustası varda Kainatın ustası yok Mudur?? Düşnelim efendim düşünelim. Siz değerli zatın ifade ettiği gibi düşünelim tecrübe edeerek nefes alalım ki bakalım nefes alan kimdir?!

      Vesselam.

      Beğen

  11. Yüce allah insana iyiyi kötüyü ayırt etme yeteneği vermiştir bu yetenek doğada hiç bi canlıda yok seçim sizin ben rabbime bizi varlığıyla mutluluk verdiği için ona şükürler olsun amin

    Beğen

  12. Tevrat ve incil kaynağını eski dinler ve efsanelerden almıştır. Az bir araştırmayla gerçekleri gorebilirsiniz. Islam da Tevrat ve Incilin kopyası. Kuranda onlarca celiski var, bilimsel yanlislar var. Kuran, Tevrat ve Incilin Arap kulturuyle harmanlanmis hali. Allah da islam oncesi araplarda inanilan en buyuk tanrinin adiydi. Allaha ortak kosulmus diger putlar da vardi yani. Dusunen ve arastiran insan dinlerin insan uydurmasi oldugunu rahatlikla gorebilir. Sadece Kurandaki celiski ve bilime aykiri bilgiler bile din yalanini ortaya cikarmaya yeterli. Dinleri reddetmek tanri kavramini reddetmek degildir. Deistlere gore evreni yaratan bir guc var fakat bu guc insanlarin uydurdugu dinlerdeki tanri degil.

    Beğen

  13. eğer insanlara doğruyu söylüyorsa dinin ismi itibarıyla ne önemi var, taki insanlar bunu kendi menfaati için değiştirmedikleri sürece ki biz insanlar zamanla kendi çıkarlarımızı ön planda tutarak ismini din değilde bazıları bu kelimeye sempati duymuyor kanun diyelim, yani var edenin kanunu değiştirdik.
    o yüzdendir ki yüce ALLAH bizleri ,bizlerin içinden seçtiği insanlar vasıtasıyla uyarmıştır.Zaten bizler bu kanunları değiştirmeseydik taşa güneşe aya ineğe tapmasaydık ve küçük kızları kurban etmeseydik zina gibi haksızlık gibi kötü alışkanlıklara meyil etmeseydik zaten ilk gelen kanun geçerliliğini korurdu,bu yüzdendir bütün kanunlar insanların iyiliğini emreder.islam kanunu yani(dini)kendisinden önceki hiç bir dini inkar etmiyor ,aynı zamanda peygamber leri doğruluyor ,sadece dinin içeriğini kendi çıkarları için değiştirdikleri için ben o dinlerin ilk geldikleri kanunların devamı ve insanlık için doğru yolu gösteren tamamlayıcı din yani müslümanlık diniyim diyor.Şu durumda dahi insanlar ALLAH ın kitabını değil de başkalarından öğrendiklerine göre yorum yapıyor.Yani demem şu ki kuran en son ne zaman tefsir edildi hangi zamana ve hangi şartlara göre. İnsanı öldürme ,hak yeme ,zina yapma,faiz yeme ve benzer insanların yararına olan kanun ları kim inkar edebilir.Eğer yokluk varsa ,varlık anlam kazanır.Kuran daki ilk ayet oku diyor ve insanlığa neden aklını kullan diyor….
    HİCR 26….42 . Ayet
    Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

    Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.

    Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: “Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım.”

    Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın.”

    Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.

    Yalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti.

    Beğen

  14. Yaw yeter adamı ağlayacak şimdi.O da biliyor ne saçma bi düzen içinde olduğunu o da biliyor doğmatik bir inanca hizmet ettiğini o da biliyor sizi kandıramayacak ama yinede bu millet uyanık kerizleri seviyor 🙂

    Beğen

  15. türkçe yazmayı bilmeyen bir adam sosyoloji, antropoloji, tarih gibi birçok bilimi ilgilendiren bir konu olan dinlerin kökenini çözüvermiş, ne okudun da sen boyundan büyük konuya girdin , ben yıllardır okuyorum hala daha muhakemedeyim, gülsek mi bilemedik sana ..

    Beğen

  16. sayın zihniyeti çok belli kendine münhasır şahsiyet, senin gibi anadan öğrendik ama analardan analara fark ediyor demek ki, o edepsiz imasını sana iade ediyorum, sakal bırakıp iki arapça kelimeyle edepli mi oldun, a be zübük

    Beğen

  17. Kur-an’daki recm ayetinin keçi tarafından yenmiş olması hadisesini bir türlü aşamıyorum. Bir kardeşimize sordum. Şan-ı yüce rabbimiz(cc) kulu olan bir keçi marifetiyle sözü olan bir kanunu neshetmiştir buyurdu. Aslında aklıma yatmıyor değil ancak yine de size sormak isterim. Hatmi ahirde enfes yazınızdan dolayı sizi tebrik ederim. Aydınlanmışlığımız oldu.

    Beğen

    1. Merhabalar İbrahim Bey,

      Açıkcası yazmış olduğunuz olayı bilmiyoruz ve saçma buluyoruz sizin gibi. Başı sıkışan sözüm ona nice hacı hoca bu tür hayali olaylar yaratmıştır tarih içerisinde. Bazıları kasıtlı bazıları ise ahmak aklın ürünleridir.

      Siz gönlünüzden doğan halleri aklınız ile tartın karar verin.. gerisi boştur.. Vesselam.

      Beğen

  18. Bahsettiğim olay hz Ömer, hz Aişe ve birçok sahabe tarafından kayda geçirilmiştir. Hz Aişe şöyle buyurdu
    “Andolsun ki recm etme âyeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanın haramlıgı) ayeti indi ve andolsun ki bu âyetler tahtımın altındaki bir yaprakta (yazılı) idi. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) vefat edip biz O’nun Ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen bir koyun (veya keçi odaya) girip o yaprağı yedi.”
    Yukarıdaki cevabınız ne yazıkki bu sayfayı oluşturma nedeninize uymuyor. Bilmiyorum diyorsunuz. Araştırıp bizi aydınlatabilirsiniz. İnternette suyutiden nakil bu haber reddedilmiyor. Bir sürü laf kalabalığıyla iş geçiştiriliyor.
    Sorum şu bu haber doğruysa kur’an-ı kerim in eksiltildiği vakimidir? Eksiltilmediyse bu olay da ne oluyor. Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim

    Beğen

    1. İbrahim Bey,

      Bilmiyoruz derken, böyle saçma bir şey hayatımızda duymadık bilmiyoruz manasında idi. Yani akıl var mantık var. Allah (c.c.) işini şansa bırakır mı efendim. Bu nasıl mantık sizde ki. Nasıl böyle saçma sapan rivayetlere hayal ürünlerine değer verip aklınızı bulandırıyorsunuz.

      Tüm Kur-an’ı Kerim Efendimiz zamanında yazıldı bitti. Sayfalaştı. Ekibi tarafından. Eksik bir şey kalmadı. Koruma altına alındı ve çoğaltıldı . Nice diyarlara gönderildi.

      Saçma sapan hayali işlerle islam öğrenilmez idrak edilmez. Rivayetlerle iş mi olur lütfen…

      Vesselam.

      Beğen

    1. Sayın Ferhat Bey,

      Bizler Fetva merkezi değiliz. Sizler gibi beşeriz. Araştırıyoruz. Görüyoruz. Bilgilerimizi ancak tecrübelerimizle yazıyoruz. Oradan buradan duyduğumuz saçma sapan şeylerle vakit kaybetmiyoruz.
      Muhakkak ki, her sorunun bir fikri yanıtı vardır. Lakin tavuk mu yumurtadan yoksa yumurta mı tavuktan çıktı tarzında ki, gereksiz manasız sonu olmayan hallerden de uzak durmak gerekiyor. Her kulağa gelen şeyi önemsemek, her okuduğumuza inanmak kadar saçmadır. Bahsettiğiniz şahsın sorularına elbette yanıt veririz. Atlamışız, görmemişiz. Lakin az çok üstün körü baktığımızda demin anlatmaya çalıştığımız haller mevcuttur. Lakin elimizden geldiğince yanıtlamaya çalışalım. Vesselam.

      Beğen

  19. İslamı yüceltmeye çalışmışsın ama becerememişsin…Bilgin yoksa ve boşsa…zekani yuregini kullanamıyosan yanaşmayacaksın böyle konulara…yorumlara bile adam akilli bi cevab verememişsin…Bırak ilim irfan bilen insanlar yapsın bu işi..
    Sen inanan insanlarin bile kafasini bulandırıyon…

    Beğen

      1. Kürşat Bey Cosmos: A Spacetime Odyssey İzlemini tavsiye ederim. Sn Hulki Cevizoğlu Der ki Keşke Şu medyadan biri şu belgeseli Satın alsada ülkemiz insanları daha bilgilense…

        Siz ne kadar anlatırsanız anlatın hayatın gerçekleri var insanoğlu bir gün bu gerçekleri görecek bu kadar geniş kainatın, matematik hesaplarının Sadece adem havva harama el uzattı diye olduğunu düşünmek inanın çok komik bir durum. Ama illa inanmak istiyorsanız dinimiz Kuran-I kerim’in bir çok mısrası düzgün bir yaşam sürme üzerine inancaksak da ona inanalım.

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s