Akıl İle Gönül Savaşı

Selamlar Cümleten,
Dünyanın Temel Hikayesi Aslında Akıl İle Gönül Arasındadır. Bilen Bilir, Bilmeyen Bilmediği İle Kalır. Bizler De Bilebildiğimiz Kadarı İle Dile Getirip, Kaleme Alalım Dedik. Sözü De Çok Uzatmadan Derdimizi Geçelim.
Dert Diyorum Çünkü Ne Geliyorsa Başımıza İyi Okuyamamaktan Geliyor. Okumak Dedik Değil Mi! Bakın Hemen Akıla İKRA! Kelimesi Geldi. İlk Emir! Kainatın Efendisine Gelen İlk Emir! Neymiş? Oku! Ama Bu Okumak Nasıl Bir Şeymiş Ki, Okuma Yazma Bilmeyen Bir Zata Bu Tarz Bir Emir Gelmiş Olsun. Acaba Allah; Sayfa Sayfa Kur’anın Ayetlerini Mi İndirdi De, Efendimiz Aldı Eline Kağıdı; Okumaya Çalıştı. Yoksa Başka Bir Şey Mi Yaptı? İyi Düşünelim.. Okumak Okumak Diyoruz Lakin Daha Okumanın Ne Olduğunu Pek Bilemiyoruz. Bilenler De Ya Anlatmamış Ya Da Anlatmaya Çalıştığı Halde Anlaşılamamış.
Kısaca Belirtmek İsteriz Ki, Okumanın Aslında Takdir Etmek, Değerlendirmek Olduğunu Anlıyoruz. Çünkü İlk Emir Geldikten Uzun Bir Süre Hiç Bir Şekilde Ayet Buyur Edilmemiştir. Buradan Da Anlaşılıyor Ki, İlk Emir Aslında Toplumu Gözlemlemek, İdrak Etmek, İyi Okumak ve Değerlendirmektir. Ve Bu Da Efendimiz Tarafından Uzun Bir Süre Yapılmıştır. Pekala Neden Böyle Bir Emir Gelmiştir İyi Düşünelim Gene.
Hatırlıyoruz Ki, Kainatın Efendisi Dönemin Yozlaşmasından Haylice Yorulmuş, Sıkılmış, Anlam Veremediği İçin De Kendini Koyunlarla Beraber Dağlara Sürmüştür. Günlerini Hatta Aylarını Mağaralara Girerek, Sukünetin Huzurunu Yaşamak İstemiştir. Çünkü Gördüğü ve Yaşadığı Her Şey Ona Adeta Zulm Olmuştur. İşte Buradan Da Anlıyoruz Ki, O Güne Kadar Gönlünün Önüne Geçmiş Aklı Onu Bu Hallere Getirmişti. Oysa Gelen İlk Emir İle Artık Gönül Kapısı Aralanmış ve Akıl Geriye Çekilmiştir. Zaman İçerisinde De Bu Çekilme Hızlanmış ve Artık Gönlü İle Bir Olmuş ve Aklını Bu Mutlak Temiz Gönül İle Sil Baştan Dolduruvermiştir.
Demek Oluyor Ki, Akıl Her Daim Mutlak Doğruların Önünde Bir Set Gibi Adeta Gaf Dağı Gibi Durmaktadır. Şimdi Akıla Şöyle Bir Soru Gelebilir. Allah Aklı Neden Verdi O Halde. Eğer Kullanmayacaksak!! Efendim. Bizler Aklımızı Kullanmayalım Demiyoruz. Lakin Doğumdan Sonra Başlayan Dış Etkenlerin İtelemeleri Ve Yönlendirmeleri İle Akıl Sürahisi Dolup Taşmıştır. Yani O Akıl Dediğimiz Mubarek Bizlerin Değil Askine Elin Aklıdır. Annemiz, Babamız, Kardeşimiz, Akrabalar, Eş, Dost.. vs..
Bize Ait Olmayan Aklın Zaten Bir Adım Gerisinde Olan Gönlün Hep Önüne Geçmiş ve Bizleri Yönlendirmiştir. Lafı Çok Uzattık Farkındayız Lakin Bazı Şeylerin Tam Olarak Anlaşılması Derdinden Br Türlü Kurtulamıyoruz. Şimdiden Değerli Vaktinizi Çaldığımız İçin Hakkınızı Helal Ediniz.
Yukarıda Da, Belirttiğimiz Üzere, Akıl Önüne Gelen Her Şeyi Önce ŞER Olarak Algılar. Şüphe Eder, Sorgular ve Kendi İç Mahkemesinde Yargılayıp, Sonuca Bağlar. Lakin Adil ve Mutlak Olmayan Bir Akılın Neler Yapabileceğini De, Sizlerin Takdirine Bırakıyorum.
Sonuç Olarak Şunu Belirtmek İsteriz Ki, Okumanın Aslında Takdir Etmekten Doğan Değerlendirmek ve Sonucunda Anlamak Olduğunun Farkına Varıyoruz. En İyi Değerin De, Tecrübelerden Olduğunu İyi Biliyoruz.
Aziz Ülkemizin Başına Gelenler Herkesin Malumudur. Bunun Üzerine Bir Kaç Cümle Daha Katmak Derdinde Değiliz. Yeterince Herkes Birşeyler Zaten Söylüyor. Akıllar Yeterince Bulanık. Herkes Kendince Anlamaya Çalışıyor. Ancak Gözden Kaçırılan Bir Şey Var Ki, Gayeli ve Hedefi Olan İnsanların Aslında Ne Kadar Başarılı Olduğunu Gözler Önüne Seriyor. Gerçek Müslümanların Yapması Gerekeni Yıkıcı Taraf Üstlenmiş ve Seneler Boyunca Usanıp, Yorulmadan Büyük Bir Ciddiyetle Cemiyetlemiş Hatta Ülke Üzerinde Belirli Bir Güce Sahip Olmuştur. Şimdi Burada Kime Kızmak Gerekir? Onlara Mı Yoksa Gününü Gün Eden, Hiç Bir Şey Sağlamayacak Olan Şeylere Karşı Yön Alanlara Mı? Kime!!!!
Mertçe Konuşalım. Elbette Herkes Sinirli. Lakin Sinirli Olmamız Gereken Acaba Kendimiz Değil Miyiz? Senelerdir Uyuduğumuz ve Çıkarlarımız Doğrultusunda Bir Şekilde Onların Yanında Durduğumuz Gerçeğini Kim Unutuyor. Öyle Ya Da Böyle Herkes Aldanmıştır. O Halde Aldatan Değil Aldanan Mesuldur. Bunun Başka Kıvıracak Hali Yoktur.
Lakin Derdimiz Hatamızı Yüzümüze Vurmak Değil Aksine Başka Bir Yere Parmak Basmaktır. Çünkü Fotoğrafın Büyük Kısmına Bakıldığında Bir Zatın İmamlıktan Erenliğe Oradan Evliyalığa Oradan Da, Mehdiliğe Kadar Yükseldiğini Görüyoruz. Siz Göremiyorsanız Da, Birileri Görüyor Çünkü İnanıyor. Yani Burda İnancın Gücünü İyi Anlayalım. Kendi Halkına Bu Zulmu Hak Görenler Kendi İçlerinde Doğru Olduklarını Hatta Cihad Ettiklerini Düşünüyorlar.
Şimdi Başlarında Ki, Zat Sözüm Ona Alim, Eren, Evliya, Mürşid Hatta Mehdi.. Lakin Yaptıklarını Görünce Aslında Zaten Kasıtlı Bir Yıkıcı Olduğunu ve Dönemin Şeytanlıkla Başlayan Sonra İbliseğe Yükselen ve Son Hali İle Deccalleşen Bir Zat. Evet Dönemin Deccali. Ağır Ama Gerçek Bir İfade.
Şimdi Bu Konuyu Fazla Deşmeden Bir Adım Geriye Gidelim. Tarihte. Birazçık Geriye. Dönemin Sözde Halifesi, Şeyh-ül İslamı Ve Nice Sözüm Ona Alimi, Ereni, Hacısı, Hocasına Bakalım. Bu Ülkeye Neler Yapmıştır. Bazı Radikal Dinci Akımlar Kasıtlı Olarak Tarihe Farklı Yön Vermiş ve Bizlere Tarihi Yanlış Aktarmıştır. Aynı Bugün Yaşananlar Gibi.
Sözüm Ona Ateişt Gazı Mustafa Kemal Atatürk; Nice Hacı Hocanın Başını Almış ve İslama En Büyük Zararı Vermiştir. Tövbe Haşa! Şimdi Anlıyor Muyuz? Bir Kişi Bunlara Dur Demiştir. Aynı Bugün Olduğu Gibi. Dönemin Cumhurbaşkanı Gene Aynı Şekilde Dik Durmuştur. Bugün Recep Tayyip Erdoğan Nasılsa O Dönem Gazi Mustafa Kemal Atatürk’de Aynıdır. Aynı Karanlık Güce, Sözüm Ona Dindar Kesine Karşı Sert Bir Tavır Takınmıştır. Dindar Geçinenler Gazı Atatürk’e Nice Hakaretler Etmektedir. Lakin Bir Gerçeği Unutmayalım. Geçmiş ve Gelecekte Olacak Olan Hayr ve Şer Her Daim Can Bulacaktır. Bu Bir Kaidedir. Önemli Olan Bizlerin Nerede Durduğudur. Okumak Ama Neyi Okumak!
Bir Dönem, Cemaati Haklı Görenler Şimdi Beddua Ediyor. Unutmayalım Ki, Her Dönem Sahte Hacı Hocalar Bu Milletin İçine Girecektir. Ve EvvelAllah Bir Çok Yiğit De Bunların Önünde Set Olacaktır. İyi Düşünelim Efendim İyi. Gazı Mustafa Kemal Atatürk ve Recep Tayyip Erdoğan Aslında Yapıcıların Her Daim Bireyleri Olmuş ve Bu Aziz Milleti Her Daim Uçurumların Dibinden Kurtarmıştır. İyi Düşünelim İyi Okuyalım. Vesselam.
(KBÇ)