Ön Söz II

Yıllardır, ülkesini ölümüne seven araştırmacı yazarlardan biri olarak DÜNYA İHTİLALCİLERİNİN, Türkiye’miz ve tüm dünya halklarını içine çektikleri girdapları tüm görsel ve yazılı medya da bize sunulan imkanlarla anlatmaya çalışıyoruz.

Peki nedir derdimiz ki bunca düşünürün, araştırmacının, akademisyenin hep aynı güzel ifadelerle, “memleket için taşın altına elinizi sokuyorsunuz” iltifatlarına nail oluyoruz?! Tabi ki bu hoş ve onur verici düşüncenin kaynağı; bu değerli kitabın yazarı sevgili Kürşat Burak Çağıl’ın da içinde bulunduğu tüm dünya insanlığına bilimin, adaletin, emeğin taşınması için lokomotif bir ülke gerek diyen “Büyük Türkiye” sevdalısı genç neslin gayretleri olsa gerek.

“KOD 0 / YERYÜZÜNÜN EFENDİLERİ”, Türkiye ve dünya insanlığının belleğinde olan ve zaman zaman çok usta bilgeler tarafından çözülen ancak sık sık dünya halklarının psikolojisini iğfal etmeyi bir sanat olarak kabul eden kara büyüye ve efsunlu çalışmalara dayalı Yeraltı Merkezleri (!)tarafından ütopikleştirilen bir çok hakikati okuyucuyla yüzleştiriyor, hatta tartıştırıyor ve anlayana sivri sinek az misali de analiz ediyor.

Bunca gizemli bilginin böylesine bir kurgu içinde bir bütünlük arz edecek derecede işlenmesi hayli zor… Sevgili Kürşat Burak, bu hayli zor kurguyu büyük oranda başarmış bence. Kendisinin de MPL TV – HAZIR KITA programımızda söylediği gibi, “ilhamı yakalamış bir şair misali arkaya dönüp bakmadan bu kitabı yazdım” açıklaması kurguda yapılabilecek daha hassas bağlantı ve anlatımları affettiriyor. Ayrıca bir çok şair ve yazar bilir ki, yoğun duygular ve fikri bir yükseklik içinde bir çırpıda yazdığınız bir çok esere daha sonra döndüğünüzde aynı yoğunluk ve fikri olgunluğu yaşayamadığınızdan eserin kalıbına ve ruhuna bazen inanılmaz zararlar verebiliyoruz… Belki daha mükemmel bir dil ve üslup oluşturabiliyor ancak daha samimi ve anlaşılır olamayabiliyorsunuz…

Eserin içeriğine gelince; eğer Türkiye’yi seven düşünen veya en azından düşünmek isteyen her gencin yolu bence bu kitaptan geçmeli. Eğer sevgili Kürşat Burak kitabın ikinci bölümünü yine aynı güçlü kurgu ancak daha net çözümlemelerle kelimelere kifayet ettirerek başarabilirse inanıyorum ki, naçizane bendeniz gibi yıllarca kalemini Gizli Dünya İmparatorlukları, Yeryüzünün Gizli Efendileri ve Yer altı-Yerüstü Teşekküllerine adamış bir çok araştırmacının anlatmak istediklerini ilgili ilgisiz her kesime kavratabilecektir. Bu yönüyle de pek büyük bir hizmet yaptığına inanıyor ve tebrik ediyorum..

Diğer taraftan kitabın ana teması olan; Türk milletinin öz evladı ve lideri Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu, resmiyette evlatlığı (!) Abdurrahim Tuncak’la hayata geçirdiği ve mayasına dünya istihbarat teşkilatları analiz edildikten sonra halis Türk teşkilatçılık birikimi eklenerek yapılandırılan Türk İstihbarat Teşkilatı; Teşkilat-ı Mahsusa’ dan sonra Karakol Teşkilatı’nda da son derece aktif olarak görev yapan Gazi Paşa’nın, Türk milletine en büyük mirasıdır.

Bu mirası taşıyacak ve yaşatacak olanlar bilirler ki; 1935 yılında ülkemizin bir numaralı fesat yuvaları mason localarını kapatarak, sünnet ehli çizgisinde daha milli daha manevi BÜYÜK TÜRKİYE’nin temellerini atmaya çalışan değerli atamızı zehirleyerek kendilerine yakışan örtülü harp metotlarıyla şehit edenlerle bir hesabı vardır. BU HESAP YARIM KALMIŞ BİR HESAPTIR VE ATAMIZ BU HESABI BİRİLERİNE (!) TEVDİ ETMİŞTİR.

Kitabın içersinde yer alan Piramitler, Yeraltı Şehirleri, Nişantaşı’nın gizemli evleri, Kız Kulesi, Kutsal Tabut; Mu, Atlantis, Maya gibi eski uygarlıklar, MARDUK gibi geleceğimizi etkileyecek bilinmeyen dünyalar ve bunlar etrafında yer alan kurgular, Türk İstihbaratı Teşkilatı adına bu işleri çözümlemeye çalışan bir bilim adamı, “KOD 56” adı verilen çok özel eğitimli İstihbarat elemanının fizik ve metafizik alemdeki kontr operasyonları “yüreği yeten beri gelsin” diyen cinsten olup; kitabı okuyan bir çok istihbarat mensubu dahi kendilerindeki eksikleri bu kitap sayesinde daha şimdiden fark etmişlerdir sanıyorum.

Değişik isimler ve vasıflarla onlarca “KOD 56”nın bazen kimsesiz ve garip mezarlarına bazen kuş uçmaz kervan geçmez mıntıkalara gömüldüğü bu topraklarda, GÜNEŞ pek uzak olmayan bir zamanda “BÜYÜK TÜRKİYE”den doğmayı bekliyor İnşaallah…

HAKAN YILMAZ ÇEBİ

Gazeteci- Yazar

Hakan Yılmaz Çebi
Hakan Yılmaz Çebi

Ön Söz II” için 2 yorum

  1. hz hizir hz aliden once yasamis ve yasamakta hz elyasada ahit sandigi oyle kolayca bulunamaz sen biraz sapitmisin hz ali hizirdiye kuan i kerim i iyi oku orda hizir acikca anlatilmis musayla arkadasligi da sende her insangibi kendin bilmedigin seylerle ilgili yorum yapiyor sun senle ve geceyuruyenin cocuklariyladsa ahit sandiginin alakasi yok sadece sunubil 17 metreden daha derin debu sitede adda benim degil ……….

    Beğen

  2. ahmet :
    hz hizir hz aliden once yasamis ve yasamakta hz elyasada ahit sandigi oyle kolayca bulunamaz sen biraz sapitmisin hz ali hizirdiye kuan i kerim i iyi oku orda hizir acikca anlatilmis musayla arkadasligi da sende her insangibi kendin bilmedigin seylerle ilgili yorum yapiyor sun senle ve geceyuruyenin cocuklariyladsa ahit sandiginin alakasi yok sadece sunubil 17 metreden daha derin debu sitede adda benim degil ……….

    sizde ne yazdığınıza dikkat edin
    bir özeleştiri yapılacaksa saygı çerçevesi aşılmadan yapılmalı
    insanlara hataları, yüzlerine, sanki onlar bir düşmanmışcasına vurulmamalı
    bunu yapmak, eylemin sahibini düşürür

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s